Kızgınlık Duygusunu Anlamak: İş Yerinde Değerlerin ve Profesyonelliğin Kılavuzu

Bu yazıda, iş yerinde sıklıkla bastırılan ve yanlış anlaşılan kızgınlık duygusunun, Karla McLaren’in çalışmalarına dayanarak, sağlıklı bir şekilde fark edilmesinin, hem bireysel hem de örgütsel başarı için kritik öneme sahip olduğu ortaya konmaktadır.

İş Yerinde “Duygusal Olmak”

İş yerinde “duygusal olmak ” hâlâ bir zayıflık göstergesi olarak görülmektedir. Oysa Karla McLaren’inThe Power of Emotions at Work” adlı kitabında vurguladığı gibi, her duygu aslında bize yön veren güçlü bir mesaj taşır. Bu yazıda, özellikle iş yerinde sıkça bastırılan ya da yanlış anlaşılan bir duygu olan kızgınlık üzerine odaklanacağız.

Kızgınlık  Bir Uyarı Sistemidir

McLaren’e (2021) göre kızgınlık duygusu, kişisel sınırlarımızın aşıldığını veya değerlerimizin tehdit altında olduğunu haber verir. Bu duygu geldiğinde asıl sorulması gereken soru şudur: Neye değer veriyorum ve bu değer şu anda nasıl ihlal ediliyor?”

İş yerinde biri fikirlerimizi görmezden geldiğinde ya da emeğimiz yeterince takdir edilmediğinde içimizde yükselen öfke, bize değerlerimizin (saygı, adalet, görülme) ihlal edildiğini işaret eder.

İş Yerinde Kızgınlık Hangi Durumlarda Ortaya Çıkar?

Kızgınlık, çoğunlukla ihlal edilmiş kişisel sınırlarımızın ya da görmezden gelinen değerlerimizin bir işareti olarak görülebilmektedir. İş ortamında bu duyguya yol açan çeşitli durumlara örnek olarak  emeğin görünmez kılınması,  adaletsiz iş dağılımı ve  duygusal emeğin karşılıksız bırakılması gibi durumlar gösterilebilir. Bu ve benzeri durumlar, çalışanlarda sık sık kızgınlık duygusunu tetikler (Beck, 2018; Hochschild, 2012).

Örneğin, duygusal emek kavramı (emotional labor), çalışanların özellikle müşteri hizmetleri, bakım emeği veya eğitim gibi alanlarda kendi duygularını bastırarak başkalarının duygularını yönetmesini gerektirir. Bu çaba görünmez kaldığında ya da karşılığı verilmediğinde, kişi kendi değerinin sorgulandığını hissederek öfke geliştirebilir (Hochschild, 2012). Beck (2018), duygusal emeğin sınırlarının muğlaklaşmasının da bu kızgınlık duygusunu körükleyebileceğini belirtir.

Karla McLaren (2021) ise, iş yerinde ortaya çıkan bu kızgınlığın bastırılmadan, “Neye değer veriyorum ve burada bu değerim nasıl ihlal ediliyor?” sorusuyla ele alınması gerektiğini savunmaktadır. Bu tür bir yaklaşım, duygunun bize sunduğu rehberliği kavramamıza olanak tanıyabilmektedir.

Kızgınlığı Sağlıklı İfade Etmenin Yolları

İş yerinde kızgınlık duygusunu sağlıklı bir şekilde yönetmek, hem bireysel hem de ekip performansı açısından kritik öneme sahiptir. Karla McLaren (2021), bu duyguyu bastırmak yerine dinlemenin ilk adım olduğunu vurgular. Çünkü kızgınlık, bize neyin sınırlarımızı ihlal ettiğini ya da hangi değerlerimizin tehdit altında olduğunu gösteren güçlü bir rehberdir. Duyguyu fark etmek ve ona alan açmak, anlık öfkeyle hareket etmekten kaçınmamızı sağlar. Beck (2018) ve Hochschild (2012) ise, özellikle iş yerinde karşılaşılan duygusal emeğin görünmezliği ve karşılıksız bırakılması gibi durumların bu kızgınlığı tetiklediğini ve bastırıldığında duygusal yorgunluğa yol açtığını belirtirler.

MCLAREN’İN Önerdiği 3 Adım

McLaren’in önerdiği üç adım bu süreci yönetmek için yol gösterici olabilmektedir. İşte bu 3 adım:

  1. Duyguyu fark et: Kızgınlık geldiğinde bastırma, ama hemen dışa da vurma. Önce fark et.
  2. Mesajı al: Hangi sınırım aşıldı? Ne korumaya çalışıyorum?
  3. Davranışa çevir: Duyguyu rehber olarak kullanarak uygun bir sınır çiz veya çözüm önerisi sun.

Ayrıca takım içinde şeffaf ve saygılı iletişim kültürü geliştirmek, duyguların yapıcı bir şekilde paylaşılmasına ve anlaşılmasına olanak tanır (McLaren, 2021; Beck, 2018; Hochschild, 2012).

Duygular  Rehberimizdir

Kızgınlık, çoğu zaman iş yerinde hoş karşılanmayan bir duygu gibi görülse de aslında içsel pusulamızdır. Onu bastırmak yerine dinlemeyi ve dönüştürmeyi öğrenmeliyiz. Bu şekilde hem kendimizi daha iyi ifade ederiz hem de daha sağlıklı ve şeffaf iş ilişkileri kurarız. Karla McLaren’in (2021) deyimiyle: Her duygu zekidir.

Ek Okumalar

Duygular Müttefikimiz Olabilir: Duygu Odaklı Terapi (DOT)

Duygusal Zekanın İş Yaşmındaki Önemi

Öfke Hali ve Kontrolü

Olumsuz İş Deneyimi Sonrasında İyileşmek

Kaynakça

McLaren, K. (2021). The Power of Emotions at Work: Accessing the Vital Intelligence in Your Workplace.

Beck, J. (2018, November 26). The concept creep of ‘emotional labor’. The Atlantic. Retrieved from https://www.theatlantic.com/family/archive/2018/11/arlie-hochschild-housework‑isnt‑emotional‑labor/576637/ theatlantic.com+12conceptuallabor.com+12handwiki.org+12

Hochschild, A. R. (2012). The managed heart: Commercialization of human feeling (3rd ed.). University of California Press.

McLaren, K. (2020). Embracing Anxiety: How to Access the Genius of This Vital Emotion.

*Bu yazı Psikoloji Ağı editörlerinden Seda Gülşen tarafından Psikoloji Ağı Yayın İlkelerine göre düzenlenmiştir.

Bir yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir