Rahatsız edici, ürkütücü etmenler içeren korku filmeri kişilerde olumsuz etkilere yol açabilmektedir. Buna rağmen her yıl onlarca korku filmi vizyona girmekte ve seyircileriyle buluşmaktadır. Bu durum insanlar neden korku filmi izler sorusunu aklılara getirmektedir. Bu sorunun cevabını birlikte inceleyelim.
Literatüre göre korku filmleri izleme nedenleri:
- Morbid Merakı
- Deneyim Arayışı
- Evrimsel Temeller
- Uyarılma-Aktarım
Morbid Merakı ve Korku
Korku ögelerinden zevk alma morbid merakıyla ilişkilidir. Morbid toplum tarafından hoş karşılanmayan, rahatsız edici bulunan olgulara olan ilgidir (Zuckerman ve Lite, 1986). Sosyolojik olarak morbid merakı bir sapma, toplumda beğenilen, hoş olgular yerine olumsuza yönelme davranışıdır. Birey toplumun genelinden farklı olarak onlara zevk vermeyen, rahatsız edici bulduğu filmleri haz alması morbid merakının sonucudur. Bu meraka sahip izleyici korku etmenlerine olumsuz tepkiler geliştirmeyebilir. Shining filmindeki kapı sahnesi birçok kişide dehşet uyandırmasa da morbid merakı olan seyirci için unutulmaz iyi bir sahne olabilir.
Korku Deneyimi İhtiyacı
Bartsch ve diğ. (2010) göre bireyler duygusal deneyim ihtiyacının karşılamak için korku filmlerine başvurmaktadır. Kişiler duygusal deneyimlere ihtiyaç duymaktadır. Deneyim arayışı bireylerin yaşamlarında sıklıkla maruz kalmadıkları ve yeni deneyimler edinme isteğidir. Kişiler korku filmlerini yeni deneyimler yaşamak için izlemektedir (Tamborini vd., 1987). Bahsi geçen deneyim olumlu veya olumsuz olabilmektedir, korku filmleri de olumsuz deneyimlere bir örnektir. The Babadook filmi hem yası hem de korku unsurunu deneyimlenmesinde etkilidir. Deneyim ihtiyacı sonucu korku filmi izleme yaşanmamış olumsuz bir olay kurgulama/hayal etme (sevgiliden ayrılma- birinin ölümü) sonucunda üzüntülü duyulması gibi bir eylemdir.
Korku Filmi İzlemenin Evrimsel Temelleri
Evrimsel olarak birey hayatta kalmaya çalışmakta ve hayatta kalmasını sağlayacak stratejilere geliştirmektedir. Clasen göre (2018) bireyler evrimsel olarak tehlikeyi bilme ve strateji geliştirme ihtiyacı için korku filmi izlemektedir. Bireyler doğrudan yaşamak istemediği veya yaşama ihtimali olmayan durumlarla ilgili filmler vasıtasıyla deneyim elde edebilirler. Bu güvenli deneyimdir, sonuçta seyirci tehlike ile karşı karşıya değildir. Teksas Katliamını yaşamak veya izleme arasında büyük fark vardır.
Uyarılma/Aktarım
Zilmman ve diğ. (1975) göre korku filmi izleme nedeni uyarılma ve aktarım kaynaklıdır. Korku filmleri kişide uyarılma yaratmaktadır bu uyarılma korku filmlerinin tercih edilme nedenlerinden biridir (Tamborini, 1991). Kişilerin korku ve gerilim filmlerinde olumsuz duygulanım elde etmekte ve durum çözüldüğünde (korku-gerilim unsuru giderildiğinde) duygulanım geçmektedir. Başka bir ifadeyle kişilerin filmle yaşadığı uyarılma, durumun çözülmesiyle birlikte aktarıma dönüşmektedir.
Bu bakış açısı korku unsurunun bittiği, kahramanın kurtulduğu durumlarda geçerli olmaktadır. Korku ögesinin ortadan kalkmadığı, filmin sonuçlanmadığı, kahramanın kurutulamadığı durumlarda bir aktarım olmamakla birlikte uyarılma çözüme ulaşmayacaktır. Zilmann ve diğ. (1975) durumu çözümlenmemiş olaylar kişilerde yaratacağı olumsuzlukla açıklamıştır. Bu durum devam filmlerinin çekilmesi ve devam filmlerinin izlenmesiyle açıklanabilir. Olayın devam filminde çözüleceği düşüncesiyle uyarılmanın aktarılma ihtiyacı seyircinin devam filmlerini izleme nedeni olabilir. Bu korku filmlerinin sonunda açıklık bırakma durumuyla ilişkilendirilebilir. IT filminin sonunda gerçekten Pennywise’in yok olduğunu düşündünüz mü?
Açıklamalarla Korku Filmleri
Korku filmi izleyen seyircinin korku korkmadığına göre izleme nedeni değişkenlik gösterebilir. Olumsuz etki oluşturan korku filmi seyirci korkutmuyorsa ve buna rağmen korku filmi izleme davranışı sergiliyorsa bu durum morbid merakı ile ilgili olabilir.
Bir diğer açıklama ise filmlerin alt türüdür. Korku filmleri doğaüstü güçler veya seri katiller gibi alt türler içerebilir. Seyircinin hani alttüre ait korku türlerini izlediğine göre izleme nedeni değişkenlik gösterebilir. Korku unsurunun gerçek bir kişi (katil vb.) olan filmler deneyim edime için tercih ediliyor olabilir. Scream filmi izlerken maskeli katille nasıl mücadele edileceğini düşünme buna örnektir.
Kültürün korku filmleriyle birlikte ele alınması da önemlidir. Örneğin, Exorcist ve Siccin doğaüstü güçlerin olduğu korku filmleridir. Ancak Türkiye’de yetişmiş biri Exorcist’ten korkmayıp Siccin filminden korkabilir. Bu seyircinin içerisinde yetiştiği kültür ve kültürdeki korku etmenleriyle ilişkidir.
Sonuç olarak;
Hem seyirciye hem de korku filmi içeriğine bağlı olarak bu filmlerin izleme nedeni değişkenlik gösterebilir. Tüm bunların yanı sıra popüler olan yapımların izlenmesi de göz ardı edilmemelidir. Örneğin, The Haunting of Hill House dizisi, yayınlandığı dönemde sürekli konuşulmuş ve korku türü sevmeyen kişiler tarafindan bile meraktan izlenmişti.
Ek Okumalar
CADILAR BAYRAMI – KORKUNUN ARKASINDAKİ PSİKOLOJİ
Kaynakça
- Bartsch, A., Appel, M., & Storch, D. (2010). Predicting emotions and meta-emotions at the movies: The role of the need for affect in audiences’ experience of horror and drama. Communication Research, 37(2), 167-190.
- Clasen, M. (2018). Evolution, cognition, and horror: A précis of why horror seduces (2017). Journal of Cognitive Historiography, 4(2), 242-56.
- Tamborini, R. (1991). Responding to horror: determinants of exposure and appeal. J. Bryant, and D. Zillmann (Eds.), Responding to the Screen: Reception and Reaction Processes (305-328). LEA.
- Tamborini, R., Stiff, J., & Zillman, D. (1987). Preference for graphic horror featuring male versus female victimization: Personality and past film viewing experiences. Human communication research, 13(4), 529-552.
- Zillmann, D., Hay, T. A., & Bryant, J. (1975). The effect of suspense and its resolution on the appreciation of dramatic presentations. Journal of Research in Personality, 9(4), 307-323.
- Zuckerman, M., ve Litle, P. (1986). Personality and curiosity about morbid and sexual events. Personality and Individual Differences, 7(1), 49-56.
*Bu yazı Psikoloji Ağı editörlerinden İlayda Çalışkan tarafından Psikoloji Ağı Yayın İlkelerine göre düzenlemiştir.

