Sembolik Oyun

Oyun en genel haliyle hiçbir araca ve zevk alma dışında herhangi bir amaca bağlı olmayan, ömür boyu gerçekleşen ve geniş bir yelpazeye yayılan davranışlar olarak ifade edilebilir (Weisberg, 2015). Oyun, kültürden kültüre, çocuktan çocuğa oldukça fazla değişiklik gösterdiği için, belirli özellikler ile tanımlaması oldukça zor bir kavramdır (Burghardt, 2011). Oyun her zaman şimdiki gerçek dünyadan zihinsel olarak uzaklaşmayı gerektirir; araştırmacılar oyunun bu özelliğinden dolayı çalışmalarında oyunun yaratıcılığı ve somut olan “şimdi ve burada” durumundan öte bir düşünce becerisi geliştirmedeki rolü ile ilgilenmişlerdir (Gray, 2013).

Sembolik oyunu, oyunun diğer türlerinden ayırmak göreceli olarak daha kolaydır. Diğer oyun türlerinden farklı olarak sembolik oyun bir çeşit “-mış gibi yapma” durumunu içerir ve gerçekliği tam olarak yansıtmaz. Sembolik oyun en kolay şekilde cisimlerin başka cisimler yerine kullanılmasında görülebilir. Mesela; “çocuk bir muzu telefon gibi kullanabilir, muzu kulağına götürüp biriyle konuşuyormuş gibi yapabilir. Ya da bir oyuncak bebekle, canlı bir bebekmiş gibi etkileşim kurar” (Weisberg, 2015).

Gerçekliği tam olarak yansıtmamasının yanında sembolik oyun gerçekliğin üzerinden bir çeşit rol yapmayı da içerir (Austin, 1979). Rol yapan kişi bilerek ve kasıtlı olarak zihnindeki bir alternatif gerçekliği o anki oyununa yansıtır (Lillard, Lerner, Hopkins, Dore, Smith & Palmquist, 2013). Sembolik oyun bireysel olmasının dışında sosyal bir aktivite olarak da gözlemlenebilir. Bir grup çocuk ortak bir alternatif gerçekliği paylaşabilir, farklı karakterleri canlandırdıkları bir yemek davetinde gibi davranabilirler (Lillard ve ark., 2013).

Sembolik oyun genellikle objeleri birbirinin yerine kullanabilme becerisinin gelişimi ile birlikte 1-1.5 yaş arasında başlayıp 3-5 yaşlarında kişilikleri ve karmaşık sosyal durumları taklit etme ile doruk noktasına ulaşır (Piaget, 1962). Bazı kişilerde yetişkinliğe kadar devam etse de yaklaşık 11 yaşta sembolik oyun kaybolmaya başlar (Smith & Lillard, 2012).

Sembolik oyun becerisinin genellikle gelişim gösterdiği 1-2 yaş aralığı aynı zamanda dil gelişimi ve zihinsel temsillerin de geliştiği dönemdir. Gelişim dönemleri arasındaki benzerlik sebebiyle, araştırmacılar bu süreçler arasında kavramsal bir ilişki olduğunu düşünmektedir (Bergen, 2002).

Sembolik oyun objeleri ve eylemleri sembolik olarak dönüştürebilme ve etkileşimli sosyal diyalogları kurabilme becerilerine sahip olmayı gerektirir. Çocuk bu “rol yapma” sırasında problem çözme, amaç bulma, anlaşma gibi pek çok bilişsel beceriyi sergiler (Bergen, 2002).

İzlediği öngörülebilen gelişimsel sürece ek olarak, sembolik oyun kültürel olarak evrenseldir (Edwards, 2000; Akt, Lillard, 2017). İçeriği ve sıklığı kültürden kültüre değişse de varlığı ve gelişimsel süreci her kültürde benzer şekilde gerçekleşir. İlginç bir şekilde sembolik oyun ebeveynlerin desteklemediği, çocukları sembolik oyundan vazgeçirmeye çalıştığı çevrelerde bile biraz gecikmeli de olsa görülür (Gaskins, Haight, & Lancy, 2007; Akt., Lillard, 2017). Sembolik oyunun sosyal sinyalleri okuma ile ilgili olduğuna ve öz-düzenleme üzerinde rol oynadığına dair bazı kanıtlar bulunmaktadır (Lillard, 2017).


Kaynakça

  • Austin, J. L. (1979). Pretending. In J. O. Urmson & G. J. Wamock (Eds.), Philosophical papers (pp. 253-271). Oxford, England: Oxford University Press.
  • Bergen, D. (2002). The role of pretend play in children’s cognitive development. Early Childhood Research & Practice4(1).
  • Burghardt G. M., Defining and recognizing play. In: Pellegrini A, ed. Oxford Handbook of the Development of Play. New York: Oxford; 2011, 9–18
  • Gaskins, S., Haight, W., & Lancy, D. F. (2007). The cultural construction of play. Play and development: Evolutionary, sociocultural, and functional perspectives, 179-202.
  • Gray, P. (2013). Definitions of play. Scholarpedia8(7), 30578.
  • Lillard, A. S. (2017). Why do the children (pretend) play? Trends in cognitive sciences, 21(11),826 834.doi:10.1016/j.tics.2017.08.001
  • Lillard, A. S., Lerner, M. D., Hopkins, E. J., Dore, R. A., Smith, E. D., & Palmquist, C. M. (2013). The impact of pretend play on children’s development: A review of the evidence. Psychological Bulletin, 139(1), 1–34.doi:10.1037/a0029321
  • Piaget, J. (1962). Play, Dreams, and Imitation in Childhood, Norton.
  • Smith, E. D., & Lillard, A. S. (2012). Play on: Retrospective reports of the persistence of pretend play into middle childhood. Journal of Cognition and Development13(4), 524-549.
  • Weisberg, D. S. (2015). Pretend play. Wiley Interdisciplinary Reviews: Cognitive Science, 6(3), 249–261.doi:10.1002/wcs.1341


ODTÜ Psikoloji bölümü mezunu. ODTÜ Gelişim Psikolojisi programında Yüksek Lisans öğrencisi.

Bir yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir