Savaşın Psikolojisi

Savaşın Psikolojisi

Birçoğunuzun bildiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti bir harekat yapmakta. Vatandaşlar ise siyasi görüşlerinin paralelinde sürekli olarak yorumlar yapmakla, hatta birbirlerini yemekle meşgul şu sıralar. Kimisi “savaşa hayır” diyorken, kimisi hamaset peşinde koşmakta, kimisi de bugüne kadar yapılan yanlış dış politikalar sonucu mecbur kalınan bir durum olarak görmekte. Sosyal medyada bu tür yorumları okurken aklıma geldi, millet oturduğu sıcak, güvenli evlerinden yorum yapıyor. Fakat kimse bölgeye yakın insanların, asker yakınlarının, askerlerin  ruhsal ve bedensel sağlıklarını sorgulamıyor. Herkes kendi siyasi propagandasının derdinde.

İşin politik tarafını ve Türkiye Halkının duygusallığını (bu da ayrı bir araştırma konusu) bir kenara bırakırsak, eğrisiyle doğrusuyla bir savaşın içindeyiz. Savaş, malum insanların üzerinde dolaylı veya direkt travmatik etkisi olan bir olay. Savaş durumlarında alınması gereken birçok önlem var tabii ki. Ancak ülkemizde maalesef psikolojinin önemi henüz oturmadı. Bu konuda bilgilendirme yapmak, halkı bilinçlendirmek bunun eğitimini alanlara ve almakta olanlara düşüyor. Psikolojik Travmayı açmadan önce, alınabilecek önlemlerden, dikkat edilecek hususlardan bahsedelim:

Sosyal Medyada propaganda uğruna savaşla ilgili görüntü paylaşanlar olacaktır. Sosyal medyada bundan etkilenebilecek birçok insan var. Şunu unutmayın,  travmalar illa olayı yaşamayı gerektirmez, tanıklık etmek de travmaya sebep olabilmektedir. Bu yüzden bu veya buna benzer paylaşımlar (ceset, yaralı, şiddetli çatışma, patlama, kötü muamele görüntüleri vs.) gördüğünüzde şikayet edip kaldırılmasını sağlamanız ve bunları kesinlikle paylaşmamanız oldukça önemlidir. Zira sizi etkilemeyen, bir başkasının kabuslarına girebilir. Ayrıca bölgeyle ilgili paylaşım yaparken göreve giden askerlerin veya bölgeye yakın olanların  yakınları, sevdikleri olacağını da unutmayın.  Lütfen empati yapın.

Daha önce bu duruma benzer travma yaşamış kişiler başta olmak üzere,  şu sıra gündemden mümkün olduğunca  uzak kalınması yerinde olacaktır. Fakat günümüz koşullarında bunu başarabilmek oldukça zor. Yukarıda bahsettiğim görüntülere, haberlere maruz kaldığınızda kendinizi stres altında hissederseniz ve ayrıca;

  • İlgili anıları tekrar deneyimlemenize sebep olan geri dönüşler, halüsinasyonlar yaşadığını fark etmek,
  • Uykusuzluk, tekrarlayan kabuslar,
  • Hiperventilasyon (hızlı ve fazla nefes alışverişi), aritmi (düzensiz kalp atışları) titreme, sıcak ve soğuk basmaları gibi aşırı bedensel reaksiyonlar,
  • Yoğun öfke, saldırganlık, intihara meyil, depresyon, kontrol edilemez çevreye veya kendine zarar isteği gibi duygusal reaksiyonlar,

gibi akut belirtileriniz olduğunda burnunuzdan nefes alıp 4-5 saniye tutmanız ve ağzınızdan nefes vermeniz size yardımcı olabilir. Özellikle bedensel semptomlar çok arttığında (gerçekten çok kötüyse) bir sağlık kuruşuna da başvurabilir, 112’den de yardım isteyebilirsiniz. Ancak en yakın zamanda bir psikiyatr ve/veya psikolog desteği almayı ihmal etmeyin.

Ayrıca devletin ve ilgili kuruluşların, bölgedeki veya bölgeye yakın kişiler, askerler ve asker yakınlarıyla yapacağı travma çalışmaları, psikososyal destekler toplumun ve bireylerin ruh sağlığı açısından oldukça yararlı olacaktır.

Peki Psikolojik Travma ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu nedir?

Travamtik olaylar dehşet, korku ve çaresizlik dugyuları uyandırırlar. Travmatik olaylar benliğe direkt tehdit içerebilir ancak insanlar başkalarının yaşadığı olaylara tanık olunca da bu hislere kapılabilirler. Deprem, sel, savaş, işkence, tecavüz, sevilen birinin kaybı ve kayıp tehdidi, ağır ve ölümcül hastalıklar, darp gibi durumlar kişileri travmatize edebilmekte ve bazı stres tepkileri oluşturabilmektedir. Aslında bu tepkiler oldukça normaldir, çünkü maruz kalınan durum anormaldir. Bu tepkilerin (akut stres tepkileri) bozukluk haline gelmesi olayın ardından belli bir süre geçmesine rağmen devam etmesiyle olur ve bu bozukluğa Travma Sonrası Stres Bozukluğu adı verilmektedir. Yukarıda bahsettiğim akut tepkilerin yanında kişi bastırma, anıyı tamamen silme gibi tepkiler geliştirebilmektedir.

Kişisel olarak yaşayabileceğimiz, kaza, saldırı vs. yanında ülke olarak da birçok travmatik deneyim yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz. İzmit, Van, Erzincan depremleri, darbe girişimleri, darbeler, çatışmalar, harekatlar, terör saldırıları yaşadıklarımıza birer örnek. Bu gibi anormal durumlarda stres tepkilerinin kontrol altına alınması, travmaya maruz kalanlara destek olmak ve dolasıyla duruma erken müdahale etmek, stres tepkilerinin kronikleşmemesi, toplumun huzuru ve mutluluğu için dikkate alınması gereken şeyler.

Yetkililerin bir an önce önlem alması ve yazının yararlı olmuş olması dileğiyle…


Kaynak ve İleri Okuma:

Travma Sonrası Psikolojik Tepkileri Anlamak- Dr. Claudia Herbert (Bilişsel ve Davranışçı Terapiler Serisi Psikonet Yayınları)

A’dan Z’ye Psikoloji- Dr. Lisa J. Cohen ( SAY Yayınları)

 


1993 İzmit doğumlu. Mühendislik terk psikolog adayı. Okumayı, yazmayı,öğrenmeyi sever. Sinirbilime, teknolojiye, politikaya ve aslında bilim ve felsefe içeren her şeye meraklı. Bir de otomobillere... (Okan Üniversitesi)

Bir yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir