Psikoloji Öğrencisinin Psikososyal Gelişimi

1.Yıl – Sevince karşılık sersemlik

Üniversiteye ve bölüme yeni adım atmış öğrencimiz psikoloji okuduğu için, ya sevinç duyacak (övünç olmasa da) ya da “bu ne ya psikoloji böyle bir bölüm müymüş” şaşkınlığını üstünden atamayacak. Bu şaşkınlık ilerleyen dönemlerde yoğun karamsarlığa ve çökkünlüğe evrilebilmektedir, iyi yönetilmelidir. Bu dönemin aşırılığa kaçmayan, kıvançlılık ve sevinç karışımı bir duygulanımla sonlanması umulmaktadır.

2.Yıl – Vurgun yemeye karşılık boşlama

Yoğun ders programı, sunumlar, ödevler, okumalar ve araştırmalarla kendini koca okyanusun ortasında bulan psikoloji öğrencisi, bu süreç içerisinde vurgun yeyip boğulma tehlikesi atlatabilir. Bunun tersi olarak da, tüm bu sorumluluklarına karşı ilgisiz bir tutum takınarak, içinden çıkamadığı bir boşlama döngüsüne girebilir. Savsama davranışının tavan yaptığı bu süreç dönem tekrarına dek gidebilir (amaan ölümlü dünya).

3.Yıl – Girişkenliğe karşılık gevşeklik 

Öğrencimiz “gelecek yıl nasıl olsa son yıl yaa, bu yıl keyif yaptım yaptım” düşüncesiyle bir yatış dönemine girebilir, eğer girdiyse kaşınmış demektir. Üzücü. Kendisine geçmiş olsun diyebiliriz çünkü büyük olasılıkla bu arkadaş bu tutumunu gelecek yıl da sürdürecektir. Dönemdeş arkadaşları gönüllü sosyal sorumluluk çalışmaları ya da stajları kovalarken kendisi dizi izleyecek ve son yıl mezuniyet yaklaşırken “keşke geçen yıl staj mıtaj bir şeyler yapsaydım” diye yakınacaktır.

4.Yıl – Olgunluğa karşılık bezginlik, bitkinlik, bıkkınlık, yorgunluk, yılgınlık, çökkünlük

Geçmiş dönemlerdeki sıkıntılı süreçleri bir şekilde aşmış bireyler son kulvara eğer hazırlıklı geldilerse kendinden emin ve güven dolu bir yılla okullarını bitireceklerdir, ancak bu durum yok denecek kadar seyrek görülmektedir (lütfen komik olmayalım böyle bir şey yok). Genellikle bütün öğrenciler bu dönemi gelecek kaygısının tetiklediği bir gerginlikle geçirirler. Kişi kendini bu gergin konumdan çıkarabilecek atılımı gösterirse kuşkusuz bir çıkar yol bulacaktır. Eğer son yıl, kendini kötü duygulara kaptırmayıp uygun rüzgarı yakalarsa bu dönemi sağlıklı atlatacaktır. Katılınan projelerde, yıllardır alınan eğitim ve kazanılan deneyim ağır ağır uygulamaya dökülecektir. Bu aşamada bireyler gerginliklerini giderecek seçeneklerle karşılaşamazlarsa olumsuz duygular dışsallaştırılacaktır. Bu duygular öfkeye bürünerek okula ya da bölüme yönelik ağır eleştirilere dönüşecektir (ki büyük olasılıkla haksız da olmayacaktır) ve sonuç olarak her şeye küsecektir…

Düşününce; her yıl binlerce mezun verilirken, eğitimin niteliği hızla düşmüş ve yükselmemekte iken, iş olanakları kalmamış ve iş koşulları yerlerdeyken bu bezmiş arkadaşa hak vermemek elde değil. Hele ki maaş diye verilen gülünç miktarlar düşünülünce, bu öğrenci/mezun arkadaş ne yapsın, ağlasın mı? Ağlamasın da; övünsün, çalışsın, güvensin.

Bir yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir