Jojo Rabbit Filminin Sosyal Psikolojik İncelenmesi

10 yaşında bir çocuğun gözünden İkinci Dünya Savaşı Nazi Almanya’sını anlatan film birçok yönüyle sosyal psikoloji olguları taşımaktadır. Filmi izlediyseniz gelin bunları birlikte inceleyelim, henüz izlemediyseniz film hakkında size birkaç bilgi verelim.

Jojo ile tanışın, kendisi 10 yaşındadır. Toplumun öğretileriyle birlikte şekillenmiş düşünceleriyle Jojo, Hitler hayranıdır; hatta bu hayranlık o derecedir ki hayali ve en iyi arkadaşı Hitler’dir. Bir gün Jojo annesi ile yaşadığı evde Yahudi bir kızın olduğunu öğrenir. Yahudilere yönelik öğrendiği tüm bilgiler ve Hitler sevdası bu durumu nasıl şekillendirecektir? Christine Leunens’ın Gökyüzü Hapsi adlı kitabından uyarlanan Jojo Rabbit, 6 dalda Oscar adayı oldu ve en iyi uyarlama senaryo ödülünü kazandı.

Jojo Rabbit Filminin Sosyal Psikolojik İncelenmesi
Jojo Rabbit. Görsel: @ysmdumanli


Dikkat! Yazının  bundan sonrası spoiler içermektedir ve yazının daha iyi anlaşılması için öncelikle filmi izlemenizi öneririm.

Toplumsal cinsiyet; toplum tarafından biyolojik cinsiyetlere atfedilen düşünce, istek, davranışlardır (West ve Zimmerman, 1987; Bingöl, 2014). Bireylerin toplumsal cinsiyetlere göre rolleri vardır. Kadınların anne, bakım veren; erkeğin ise maddi kazanç sağlama, aileyi korumaya yönelik toplumsal rolleri yaygındır (Moya, Exposito ve Ruiz, 2000; Taylor, Peplau ve Sears, 2015). Nazi döneminde kadınların görevi üremek olarak görülmektedir. (Gupta, 1991). Kadınların doğum yapması ülkelerine karşı bir görev olarak değerlendirilmektedir. Hitler bir konuşmasında kadınların anne olmasının soylu olduğunu dile getirmiştir (Rulph, 1977). Naziler toplumda “yeni adam”  fikriyle erkekliğin tanımını yeniden yapmıştır, erkeklik savaşta yer alarak kazanılmaktadır (Loroff, 2011). Jojo kendini Hitler’e adayarak ”erkek olacağını” düşünmektedir.

Bir gün Jojo, Hitler Gençliği Hafta Sonu eğitimine katılır. Eğitimin amacı katılan çocuk ve gençleri “kadın ve erkek yapmaktır”. Erkek olmak için süngü, siper kazma, gaz savunması, kamuflaj ve atış talimi gibi eğitimler vardır. Bu etkinliklerin savaşa hazırlaması “yeni adam” anlayışıyla uyuşmaktadır. Kadın olmaları için ise yara dikimi, yatak yapımı ve hamile kalmayı öğrenme gibi etkinlikler mevcuttur. Kadın karakter “Almanya için doğurduğu” çocuk sayısının fazlalığı ile övünmektedir.

Eğitimde Jojo’nun bir tavşanı öldürmesi istenir, Jojo bunu yapmadığı için “tavşan” lakabını alır, diğerleri için Jojo tavşan kadar korkaktır. Jojo’nun bu durumla baş etmesini hayali arkadaşı Hitler sağlar, tavşanın ülkesi için çalışan cesur kurnaz bir hayvan olduğunu söyler. Jojo artık tavşan olmaktan onur duymaktadır. Tavşan sembolü Alice Harikalar Diyarında, Matrix ve Donnie Darko’da da yer almıştır. Tavşan bu yapımlarda keşfi simgelemektedir. Alice ve Neo’nun takibiyle serüvenleri başlamıştır ve yeni dünyayı keşfetmişlerdir. Donie Darko’da ise tavşan dünyanın sonunu söyler. Jojo Rabbit dahil hepsinde tavşan ile hikaye başlamıştır.

Kalıp yargılar bir nesne veya gruba yönelik bilişsel ögelerdir (Göregenli, 2013; Taylor, Peplau ve Sears, 2015). Kalıp yargılar karar vermeyi kolaylaştıran mekanizmalardır. Kalıp yargılar oluştururken iç grubu benimseme ve dış gruptan ayrışma söz konusudur (Göregenli, 2013). Bireyler doğuştan kalıp yargılara sahip değillerdir, bunları zamanla öğrenirler (Taylor, Peplau ve Sears, 2015). Toplumsallaşma bireyin toplum düzenini öğrenmesidir (Coştu, 2009). Çocuklar çevresindeki bireylerin kalıp yargılarını öğrenerek büyürler (Taylor, Peplau ve Sears, 2015). Jojo’nun toplumdan ve eğitimlerden Yahudilere yönelik edindikleri bilgiler kalıp yargılardır. Elsa ile karşılaştığında zihnini okuduğunu düşünmesi bunun bir örneğidir. Çocuklarla birlikte Yahudi çizimi yapılmaktadır. Slusher ve Anderson’un yaptığı çalışmalarda (1987) bireylerin hayal etmesi kalıp yargılarını güçlendirmiştir. Çocuklardan Yahudiler’in görünüşünü tarif etmelerinin istenmesi ve bunları çizimle görselleştirmesi çocukların kalıp yargılarını güçlendirmeye yöneliktir. İnsandışılaştırma (dehumanizasyon) bireyin insana ait özelliklerden uzaklaştırılmasıdır (Çevikersaydı, 2012). Yahudi çiziminde boynuz, köpek dişi ve çatal dili kullanılması buna örnektir. Çocuklar bir Yahudi’yi boynuzlarından ve Brüksel lahanası kokusundan tanıyabileceklerini düşünmektedirler. Jojo, Elsa’nın evde kalmasını kendisi ve annesinin başlarının derde girmemesi için kabul etmiştir. Jojo, Elsa’nın yardımıyla Yahudiler hakkında bir kitap yazarak ülkesine hizmet etmeyi amaçlamıştır. Kitapta, Yahudilerin insan olmadığı, yarasa gibi asılı durabilecekleri ve zihin okuyabilecekleri söylenmektedir. Kitap yazma sayesinde Jojo’nun Elsa ile iletişimi artmıştır, zamanla birlikte iyi vakit geçirmeye başlamışlardır ve Jojo teftiş sırasında Elsa’yı korumuştur. İç ve dış grubu arasındaki temasın yetersiz oluşu olumsuz kalıp yargılara neden olmaktadır (Çuhadar Gürkaynak, 2012; Taylor, Peplau ve Sears, 2015).

Toplumsal temas hipotezine göre iki grup arasındaki temas arttıkça kalıp yargılarda azalma meydana gelmektedir. Bireyin dış grup üyesi ile teması yanlış kalıp yargıları giderecektir (Çuhadar Gürkaynak, 2012). Savaşın yaşadığı yere yansıması, olanları kendi gözüyle görmesi, annesini savaş yüzünden kaybetmesi nedeniyle Jojo’nun Hitler sevgisi ve savaş isteği azalmıştır. Gerçek hayattaki Hitler’in ölümünü öğrenen Jojo neredeyse hiç tepki vermemiştir. Jojo ile Elsa arasındaki iletişim hayali arkadaş Hitler’i sinirlendirmiştir. Hayali arkadaş Hitler, Jojo’nun hatalı olduğunu düşünmekte ve Elsa’yı düşman olarak nitelendirmektedir. Elsa ile iletişimde olan Jojo’nun yanlış kalıp yargılarının ortadan kalkması ve arkadaş olmaları, Jojo’nun hayali arkadaşı ile olan iletişimini azaltmıştır. Hayali arkadaş Hitler’in kendisine öfkeli davranışları ve Elsa’ya olan nefreti nedeniyle Jojo hayali arkadaşına baş kaldırmış ve onu yok etmiştir. Bu durum temasla birlikte kalıp yargıların yok olmasını gösterebilir. Savaşın ve önceki düşüncelerin anlamsızlığını öğrenen Jojo gerçek değerin sevgi olduğunu öğrenmiştir.

Bazı eleştirmenler tarafından film faşizme güldürme, Hitler’i sempatik gösterme adına eleştirilse de bence bu özellikleri taşımıyor. Hikayenin o dönemde ve Almanya’da yaşayan 10 yaşında bir çocuğun gözünden aktarıldığını unutmamak gerekiyor. Gösterilen Hitler hayalidir ve bu hayali arkadaşın oluşmasında çevreden edinilen bilgilerin önemi vardır. Bu yönde değerlendirildiğinde toplumun çocuğa olan öğretileriyle fikirlerini nasıl şekillendirebileceği ve kalıp yargılarını nasıl kırılabileceği açık bir şekilde işleniyor. Aynı zamanda filmde yer alan ifadeler faşizmin abartı ve olumsuz olduğuna birçok kez vurgu yapıyor. Bir çocuk filmi olarak değerlendirilmeyen bu film olaylara komedi üzerinden eleştiri getiriyor. Film 13 yaş ve üzeri izleyiciye uygun olarak değerlendirilmiş ama konunun hassasiyeti ve yanlış algılamaların olmaması için belki de 18 yaş ve üzeri olarak değerlendirilmeliydi. Filmde sosyal psikoloji dersinde işlenilen bazı konuları bulabilirsiniz. Hatta bence derslerde konu anlatılırken daha iyi kavranması açısından izletilmesi gereken bir film. Hayatta olduğumuzu dans ederek kutlamalıyız, unutmayın dans özgür insanlar içindir. 


Ek Okumalar:

12 Kızgın Adam Filminin Sosyal Psikolojik İncelenmesi

Sosyal Psikolojinin Temel Kavramları

Sosyal Psikoloji Bilgini Ölç!

Kaynakça

  • Bingöl, O. (2014). Toplumsal cinsiyet olgusu ve Türkiye’de kadınlık. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi, 3, 108-114.
  • Coştu, Y. (2009). Toplumsallaşma kavramı üzerine sosyolojik bir değerlendirme. Dinbilimleri Journal, 9(3), 117-140.
  • Çevikersaydı, B. S. (2002).  Karikatürlerde dehümanizasyon: Asbarez gazetesi örneğinde Türk imgesi. Ermeni Araştırmaları, (41), 75-92.
  • Çuhadar Gürkaynak, E. (2012). Toplumsal temas: Önyargı ve ayrımcılığı anlamak için bir sosyal değişim aracı olarak kullanılabilir mi?. K. Çayır ve M. Ayan Ceyhan (Der.). Ayrımcılık: Çok Boyutlu Yaklaşımlar içerisinde . İstanbul: Bilgi Üniversitesi Yayınları.
  • Göregenli M. (2013). Temel karamlar: önyargı, kalıpyargı ve ayrımcılık. Ayrımcılık Çok Boyutlu Yaklaşımlar içerisinde. Kenan Çayır ve Müge Ayan Ceyhan (der.). İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.
  • Gupta, C. (1991). Politics of gender: women in nazi Germany. Economic and Political Weekly, WS40-WS48.
  • Loroff, N. (2011). Gender and Sexuality in Nazi Germany. Constellations, 3(1).
  • Moya, M., Exposito, F., & Ruiz, J. (2000). Close relationships, gender, and career salience. Sex Roles, 42(9-10), 825-846.
  • Rupp, L. J. (1977). Mother of the” volk”: The image of women in Nazi ideology. Signs: Journal of Women in Culture and Society, 3(2), 362-379.
  • Slusher, M. P., & Anderson, C. A. (1987). When reality monitoring fails: The role of imagination in stereotype maintenance. Journal of Personality and Social Psychology, 52(4), 653.
  • Taylor, S. E., Peplau, L. A. ve Sears, D. O. (2015). Sosyal Psikoloji (4. Baskı) ( A. Dönmez, Çev.) Ankara: İmge Yayınları.
  • Waititi, T., Neal C. & Winstanley C. (Producer) ve Waititi, T. (Director). (2019). Jojo Rabbit [Film]. USA, New Zealand, Czech Republic: TSG Entertainment, Piki Films, Defender Films, Czech Anglo Productions, Fox Searchlight Pictures.
  • West, C., & Zimmerman, D. H. (1987). Doing gender. Gender & society, 1(2), 125-15

*Bu yazı Psikoloji Ağı editörleri tarafından Psikoloji Ağı Yayın İlkelerine göre düzenlemiştir.

Bir yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir