Çocuk Cinsel İstismarı

Çocuk cinsel istismarı, uzun yıllardır bilinen ve son yıllarda artışın söz konusu olduğu fiziksel, duygusal, ahlaki ve hukuksal boyutları olan evrensel bir gerçekliktir. Cinsel istismar; cinsel gelişimi tamamlanmamış çocuk ve ergenin, bir yetişkin tarafından cinsel istek ve gereksinimleri karşılamada zorla yahut kandırma yolu ile kullanılmasıdır.

Çocuklar kolayca kandırılıp korkutulabildikleri için istismara savunmasız ve açıktırlar. İstismarcılar sıklıkla çocuğun güvendiği, tanıdığı erişkin yakınlarıdır. İstismar ortam ayırt etmeksizin her yerde olabilmektedir. İstismara uğrayan çocuklar tekrar aynı şeyleri yaşamaktan korkar ve terk edileceklerini düşünerek kendilerini suçlarlar. Korku ve suçluluk duygusu çocukları tekrardan istismara maruz bırakabilmektedir. Çocuktaki fiziksel şikayetler ve davranıştaki değişiklikler istismarın belirleyicisi olabilmektedir.

Kan bağı olsun ya da olmasın, çocuğa bakmakla yükümlü olan yetişkin tarafından yapılan cinsel istismar ensest olarak tanımlanmaktadır. Aile birliğinin bozulmaması adına çocuğa yapılan ağır hak ihlali gizli tutulmaya çalışarak üzeri kapatılabilmektedir. Bu durum istismar süresinin uzamasına ve derecesinin değişmesine bağlı olarak çocuğun mağduriyetini arttırmakla birlikte yetişkin hayatta birçok problemin yaşanmasına neden olabilmektedir.

Bir başka istismar şekli olan pedofili ise en az 6 aylık bir süre boyunca kişide, çocuk ve çocuklara cinsel etkinlikte bulunma ile ilgili tekrarlayıcı dürtü ve davranışların bulunmasıdır. Pedofil kişilerin çoğunluğunu büyük yaş grupları oluşturmaktadır. Pedofil kişilerin eylemlerinde çocuklara önce masum yaklaştığı, davranışların giderek uygunsuzlaştığı görülmektedir. Cinsel eylemde bulunan kişilerin çoğunluğu doğru ve yanlışı ayırt etme kapasitesine sahip, eylemlerinin uygunsuzluğuna vakıf kişilerdir.

Her türlü istismar çocuk ve ailesinde yıkıcı etkiler yaratabilmekte, çocukta uzun süreli duygusal ve davranışsal bozukluklara neden olabilmektedir. Çocukluk döneminde gerçekleşen ağır travmalar ileri dönemde gecikmiş olarak hatırlanabilmektedir. Erken konulan istismar tanısı müdahale sürecini hızlandırarak ruhsal sorunları aza indirgemektedir.

Cinsel istismarı ortadan kaldırma günümüzde tartışılan bir konu olmaya devam etmektedir. Nihai amaç istismarın gerçekleşmeden önlenmesidir. Çocukların bedenini tanımaları, hangi dokunuşların iyi hangi dokunuşların kötü olduğunu bilmeleri, duygularını anlayabilmeleri, haklarının farkında olmaları, merak duydukları konularla ilgili soru sorduklarında yeterli cevap alabilmeleri cinsel eğitim ve doğru bilgilendirme açısından mühimdir. Ebeveyn ile kurulan doğru iletişim çocuğun kendini ifade etmesinde destekleyici niteliktedir. Çocukların iletişim halinde oldukları çevreyle yakından ilgilenmek ve internet kullanımının takibini yapmak, önleyici bir diğer husustur.


Kaynakça

Erdoğan, A. (2010). Pedofili: Klinik özellikleri, nedenleri ve tedavisi. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 2(2), 132-60.

Saner, S. ve Yüksel, Ş. (bt.). Çocuk cinsel istismarı ve zor açığa çıkması. http://www.psikiyatri.org.tr/uploadFiles/219201618057-CocukCinsel_istismar_bilgilendirme_dosyasi.pdf   adresinden edinilmiştir – 04.06.2019 tarihinde erişimde.

*Bu yazı Psikoloji Ağı editörleri tarafından Psikoloji Ağı Yayın İlkelerine göre düzenlemiştir.

Bir yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir