Now Reading:
Bir Karne Kaç Like Alır?
Full Article 3 minutes read

Malum içinde bulunduğumuz çağ reklam çağı. Bunun da aracı sosyal medya. Bunlar bildiğimiz, alıştığımız şeyler ancak alışılamayan bir şey var ki o da anne-babaların sosyal medyada çocuklarının karnelerini paylaşmaları. Çünkü anne-babaların kimisi çocuklarından duydukları gururu ifade etmek için, kimisi çevresine bu başarılı çocuk “benim” demek için, kimisi de kendi çocukluklarındaki başarı eksikliğini örtmek için bu paylaşımları yapıyor.

Niyet nedir bilemeyiz ama psikolojinin bize öğrettiklerinden biliyoruz ki bu paylaşımlar çocukların ruh sağlığı ve eğitimi için zarar verici. Bunun nedenini anlamak için önce karnenin ne olduğunu anlamak gerek.

Karne nedir?

Karne öğrencinin göstermiş olduğu performanstır. Çoğu anne babanın düşündüğü gibi amaç değil araçtır. Öğrencinin de öğretmenin de anne-babanın da eksiklerini görmesini sağlar. Çocukların potansiyelini ya da zekasını göstermez.

Karne fotoğrafını paylaşmak çocuğa ne hissettirir?

Tabii ki notlar bir değerlendirmedir. Başarısız olunan dersler için nedenlerini sorgulamak, başarılı dersler için takdir etmek anne-babanın sorumluluğudur. Ancak bunu sosyal medyada paylaşmak çocuğa karne başarısı için sevildiği, değerli olduğu mesajını veriyor. Bu, başarı odaklı anne-babalarının çocuklarında karşılaşılan “başaramazsam annemin babamın yüzüne nasıl bakarım” düşüncesinin neden olduğu sınav kaygısından biliniyor.

Ayrıca ne kadar sizin çocuklarınız olsa da onların da kendilerine ait duygu ve düşünceleri var. Yani kendilerine ait olan şeyleri sosyal medyada paylaşmak ya da paylaşmamak onların hakkı. Bugün paylaşılmasını istedikleri bir şey için ilerde pişman olmak da yine onların hakkı. O yüzden ileride kendini kullanılmış hissetmesine neden olacak, ilişkilerinizi olumsuz etkileyecek bu karne fotoğraflarını şimdiden paylaşmamak daha sağlıklı.

Bir diğer nokta da her çocuğun karnesinin başarılı olamadığı gerçeğini unutmamaktan geçiyor. Bazı çocuklar duygusal nedenlerle, bazı çocuklar yaşadığı öğrenme güçlükleri nedeniyle, bazı çocuklar sağlık sorunları vb. gibi değişik nedenlerle tüm derslerde başarılı olamayabiliyor. Kendi karnesi paylaşılmayıp arkadaşının karnesinin paylaşıldığını gördüğünde çocuk kendini yetersiz görüp üzülebiliyor. Anne-babası da yetersiz baba duygularına mahkum oluyor.

Bu noktada bir uyarı da öğretmenlere;

Çocuk hakları konusunda bilinçli ve yol gösterici olması gereken öğretmenlerimiz de karne fotoğrafı çektirerek ya da paylaşarak bu istismarlara neden oluyor. Yeni öğrenme ve değerlendirme modellerinin sonuç odaklı değil süreç odaklı olması gerektiği vurgulansa da eğitimciler de bazen bu rüzgara kapılabiliyor.

Sözün özü eğitimde dünya içerisindeki sıralamamız ortadayken çocukları halen ezberci eğitimden kopamamış bir sisteme göre başarılı ya da başarısız saymak ne kadar doğru olur bilemiyorum. Teknoloji elimizden her şeyi alamamışken çocuklarımızın gözlerinin içine bakarak çabaları sayesinde mutlu olduğumuzu söylemek onlara verilecek en güzel hediyedir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Input your search keywords and press Enter.
Araç çubuğuna atla