Öz'e Bakım (Self-care)

Çoğu zaman gündelik koşuşturmalarımız arasında  kendimiz için bir şeyler yapmak aklımıza bile gelmiyor ya da bunu yapabilmek için yeterince vaktimiz olmuyor. Belki de kendimize öz bakım uygulamak için devasa zaman birimlerine ihtiyacımız yoktur ve belki de bu fırsatı kendimize her şeye rağmen yaratabiliriz. 

Peki nedir bu öz-bakım? 

Sözlük karşılığına bakacak olursak ‘’tıbbi veya diğer mesleki danışmalar olmadan kendi kendine bakım verebilme’’ tanımı karşımıza çıkıyor. Öz bakımı birbiriyle bir bütün olarak ele alarak fizyolojik, zihinsel ve duyusal olarak 3 parçaya bölebiliriz ve ihtiyaçlarımız doğrultusunda bunları gidermeye yönelik etkinliklerde bulunabiliriz. Unutmamalıyız ki hepimiz insanız ve ilk doğduğumuz günden itibaren ihtiyaç sahibi canlılarız. İhtiyaçlarımızı gidermediğimiz zamanlarda gerek duygularımız gerekse bedenimiz sağlanması için bize mesaj vermek amacıyla bazı sinyaller vermeye programlıdır. İşin fiziksel kısmı ile ilgili olana baktığımızda çok acıktığımız bir anımızda bedenimizde meydana gelen değişimleri aklımıza getirebiliriz. Tıpkı vücudumuz gibi zihnimiz de ihtiyaçları yerine getirilmediğinde bunları gerçekleştirmeye yönelik sinyaller vermekte. İhtiyaçlar giderilmediğinde ise tükenmişlik sendromları, anksiyete krizleri vb. gibi durumlar bize merhaba demekte.

Bizler çoğu zaman bu sorunların nedenlerini uzaklarda arıyoruz. Bir yerlerde ihtiyaçlarımızı gidermediğimizi fark edemiyor içinde bulunduğumuz durumun sebeplerini çok uzaklarda arıyoruz. Bunu kimi zaman iş yoğunluğumuzu bahane ederek yapıyoruz kimi zaman bir başkasını suçluyoruz.

Kendimize öz bakım sağlayabilmek, onca koşuşturmacanın arasında küçük bir es verebilme fırsatını nasıl sağlayabiliriz?  

Yapacağımız kısa süreliğine de olsa bir yürüyüşün, düzenli olarak yapmayı adet edindiğimiz bir tür sporun rahatlama üzerindeki olumlu etkisi tartışılmaz. Bu gerek araştırmalar gerekse deneyimleyen kişiler tarafından ispatlanmış durumda. Bazı zamanlar bu tip egzersizler gözümüzde büyüyebilir ama unutmayalım ki bedenimize neyin iyi geleceğini bilemeyiz. Yürüyüş dışında elbette farklı alternatif fikirlerde bulabiliriz. Dans etmek, yüzmek, biriyle kucaklaşmak, evcil bir hayvanla zaman geçirmek, yaşam alanımızı düzenlemek ve duş almak yapılabileceklerimiz arasında yer alabilir. Ben kendimden örnek verecek olursam her sabah uyanır uyanmaz yaptığım ilk şey yatağımı toplamak oluyor. Bu belki kulağa çok küçük bir şeymiş gibi geliyor olabilir ama uyanır uyanmaz yaptığım ilk hareket olduğu için uyku sonrası sersemliğimi atmamda yardımcı oluyor. Zihinsel olarak öz bakımımızı sağlamak içinse kitap okumak, yeni bir hobi edinmek, kendi ellerinizle yapabileceğiniz bir proje geliştirmek, meditasyon yapmak alternatifleriniz arasında yer alabilir. Böylelikle zihnimiz boş kalmayacak ve kimi zaman kapılabildiğimiz ve hiçbir amaca hizmet etmeyen düşünce yığınlarından da uzak kalabiliriz. Duygusal olaraksa bir mum yakmak, bir arkadaşla konuşmak, sevdiğimiz bir kişi ile bir akşam yemeği ayarlamak, kendi kendinize bir kahve ısmarlamak veya en basitinden size kendinizi iyi hissettirecek herhangi bir şey yapmak öz bakımınıza hizmet edecektir.


İzmir Ekonomi Üniversitesi psikoloji bölümü 2017 mezunuyum. Okan Üniversitesinde klinik psikoloji alanında yüksek lisans yapmaktayım. Yükseklisans eğitimimle eş zamanlı olarak İstanbul Üniversitesi Evlilik ve Aile Danışmanlığı sertifika programına devam etmekteyim.

Bir yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir