Kimlik Siyasetinin Psikolojisi

Yazı, Türkiye'de artan “biz-onlar” ayrışmasını sosyal psikoloji kuramlarıyla açıklayarak siyasetin ve sosyal medyanın bu ayrışmayı nasıl beslediğini inceler.

Türkiye’de kamusal tartışmalar giderek Biz ve “Onlar eksenine sıkışmaktadır. Bu ayrışma yalnızca politik bir tercih değildir. Sosyal Psikolojiye göre insan zihni aidiyet, güvenlik ve anlam arayışıyla yakından ilişkilidir. Sosyal Kimlik Teorisi, insanların benlik algılarının bir bölümünü üyesi oldukları gruplardan (siyasi, dini, etnik, mesleki vb.) türettiklerini; dolayısıyla grup üyeliğinin özsaygı ve tehdit algısıyla doğrudan bağlantılı olduğunu göstermektedir. Bu mekanizma, grup içini kayırma ve grup dışına mesafe gibi kalıpları tetikleyebilmektedir (Mete, 2023).

Siyaset, bu psikolojik zemini kullanmaktadır: “Biz ”i gurur ve güvenle, “Onlar ”ı ise tehdit ve kayıpla eşleştiren mesajlar, gruplar arası sınırları kalınlaştırmaktadır. Bununla birlikte, 2023 seçim döneminde ittifakların ulusal kimliği nasıl çerçevelediklerine bakan güncel bir çalışma, kimlik vurgularının, pragramatik vaatlerin ötesinde aidiyet mobilizasyonu işlevi gördüğünü göstermektedir. Bu kullanım, kimlik dilinin politika üretmenin yanı sıra duyguları seferber etme işlevine de sahip olduğunu hatırlatmaktadır (İkiel ve Bekleviş, 2024).

Algoritmalar, Yankı Odaları ve Sertleşen Kimlikler 

Sosyal medyada yankı odaları ve filtre balonları, benzer düşünenlerle etkileşimi artırırken farklı görüşlerle teması azaltmaktadır. Bunun sonucunda, gruplar kendi anlatılarını sürekli  pekiştirmektedir. Diğer yandan, öteki grup hakkında duyduklarımız ise daha tek taraflı ve olumsuz olabilmektedir. 2024 tarihli bir literatür incelemesi, yankı odalarının kullanıcıların bilgi akışını daraltarak siyasi kutuplaşmayı pekiştirdiğini vurgulamaktadır. Ayrıca 2023 tarihli bir başka çalışma, sosyal medyada ideolojik/siyasi kutuplaşmanın algoritmik ve kullanıcı tercihi kaynaklı biçimde birlikte beslenebildiğini göstermektedir (Öner, 2024).

Bu bağlamda “karşı tarafı” daha tehditkâr algılama eğilimi artarak; tehdit algısı da önyargı ve dışlama tepkilerini güçlendirmektedir. Sosyal Kimlik Teorisi’nin temel varsayımlarıyla örtüşen bu döngü, kimlik siyaseti söylemlerine duyarlılığı yükseltmektedir: Kimliğin olumlanması rahatlatıcı, kimliğe tehdit ise uyarıcıdır (Hazar ve ark, 2023).

Ne Yapabiliriz? Psikolojik Olarak Etkili Dört Yol

Üst/Ortak Kimlikleri Görünür  Kılmak

İlk olarak, sadece “biz-onlar” ayrımını vurgulamak yerine, farklı grupları kapsayan üst kimlik (ör. yurttaşlık, komşuluk, aynı şehir/aynı takım, ebeveynlik) çerçevelerinin önyargıyı azaltabileceği bulunmuştur (Güler, 2019).

Temas(karşılaşma)Koşullarını İyileştirmek

Buna ek olarak , psikolojide çok sayıda bulgu, gruplar arası nitelikli temasın önyargıyı azalttığını göstermektedir. Allport’un temas hipotezi, özellikle eşit statü, ortak amaç, kurumsal destek ve işbirliği koşulları sağlandığında etkili olmaktadır. Türkiye’de bu çerçeveyi derleyen ve genişleten çalışmalar, temasın aracı süreçlerini (kaygının azalması, empati, bilgi artışı) detaylandırmaktadır. Günlük pratikte ise  bu, farklı görüşten kişilerle ortak üreten (mahalle projesi, okul-aile etkinliği, yerel çevre girişimi) bağlamlar yaratmak anlamına gelmektedir (Küçükkömürler, Sakallı-Uğurlu, 2017).

Kimlikleri “Çok Katmanlı” Anlatmak

Bir diğer önemli yaklaşım ise, herkesin tek bir etikete indirgenmesi (sadece parti, sadece etnisite vb.) insanı tek boyutlu hale getirmektedir. Oysa çoğumuz aynı anda pek çok gruba aitiz. Bu nedenle, Sosyal kimlik karmaşıklığı yaklaşımı, bireyin birden çok kimliği eşzamanlı taşıyabildiğini ve bu çeşitliliğin kutuplaşmayı yumuşatabildiğini vurgulamaktadır. İnsanları birden çok kimliğiyle tanıtmak (ör. “öğretmen, baba, Beşiktaşlı, doğasever”) bu çoğulluk hissini artırmaktadır (Eniç ve Yanbolluoğlu, 2018).

Dijital Diyeti Gözden Geçirmek

Son olarak, bu doğrultuda, yankı odalarını kırmak için farklı görüşten en az iki güvenilir kaynak takip etmek, sosyal platformlarda karşıt gruplardan insanları “sessizce izlemek” değil, diyalog kurabileceğimiz formatları tercih etmek; doğrulama araçları kullanmak bilinçli bir başlangıç olabilir (Narin, 2018).

Ek Okumalar

 Toplumda Erimek “Herkesleşme”

Kaynakça

Deniz ENİÇ, Özge YANBOLLUOĞLU. (2018). Sosyal Kimlik Karmaşıklığı Kuramı: Sosyal Kimliklerimiz Ne Denli Karmaşık? (Vol. 1). Vol. 1. Artıbilim Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi.

Güler, M. (2019). Ortak İç-grup Kimliği, Gruplararası Temas ve Algılanan Tehditlerin Suriyeli Bireylere Yardım Etme Niyeti Üzerine Etkisi. İnsan Ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 8(2), 916-938. https://doi.org/10.15869/itobiad.497145

Hazar, Ç. M., Cengiz, M. F., & Avcı, Ö. (2023). Sosyal Medyada İdeolojik ve Siyasi Kutuplaşma Üzerine Nicel Bir Araştırma. Middle Black Sea Journal of Communication Studies, 8(2), 121-144. https://doi.org/10.56202/mbsjcs.1320468

İkiel, A., & Bekleviş, M. (2024). 2023 Türkiye Cumhurbaşkanı Seçimi: İttifakların Seçim Beyannamelerinin Ulusal Kimlik Kavramı Kapsamında Değerlendirilmesi. Korkut Ata Türkiyat Araştırmaları Dergisi(16), 748-770. https://doi.org/10.51531/korkutataturkiyat.1476964

Küçükkömürler, S., & Sakallı-Uğurlu, N. (2017). Gruplar arası ilişkileri düzenlemede sosyal temas kuramları: Gruplar arası, yayılmacı ve hayali temas. Nesne Psikoloji Dergisi, 5(9).

Mete, M. (2023). Sosyal Kimlik Teorisi ve Göçmen Kimliğinin Ötekileştirilmesi Süreci: Stereotipleştirmeye Yönelik Psikopolitik Bir Analiz. Akademik İncelemeler Dergisi, 18(2), 470-489. https://doi.org/10.17550/akademikincelemeler.1323189

Narin, B. (2018). Kişiselleştirilmiş Çevrimiçi Haber Akışının Yankı Odası Etkisi, Filtre Balonu ve Siberbalkanizasyon Kavramları Çerçevesinde İncelenmesi. Selçuk İletişim, 11(2), 232-251. https://doi.org/10.18094/josc.340471

Öner, M. (2024). Sosyal medya yankı odaları ve siyasi kutuplaşma: Literatür incelemesi. Journal of Communication, Sociology and History Studies, 4(2).

*Bu yazı Nil Polat tarafından Psikoloji Ağı Yayın İlkelerine göre düzenlenmiştir.

Bir yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir