Donakalma, stresli ve tehdit algısı yaratan durumlarda ortaya çıkan son derece insani bir tepkidir; irade eksikliği değil, ego’nun kendini koruma mekanizmasıdır. Freud ve kuramcılar, bu durumu bastırma, ego felci ve geçmişte çözümlenememiş deneyimlerin bugüne taşınmasıyla açıklar.
Bu yazıda, kumar bağımlılığının kişinin ödül beklentisi uğruna parasını ve zamanını riske atmasıyla karakterize edilen bir davranışsal bağımlılık olduğu ve dijital çağda cep telefonlarına taşındığı anlatılmaktadır.
Gabor Maté, zihnimizin yaşamımızı nasıl şekillendirdiğini anlamanın, psikolojide temel bir yaklaşım olduğunu vurguluyor. Maté’ye göre, dünyaya dair deneyimlerimiz dışarıda değil, zihnimizde şekillenir.
Orta Amerika’nın yüzölçümü olarak en küçük ülkesi olan El Salvador, uzun yıllardır sokaklardaki kaos, şiddet ve çete savaşlarıyla mücadele ediyor. Özellikle, MS-13 ve Barrio 18 gibi çetelerin etki alanları sadece sokaklarla kalmayıp ülkedeki yaşamın her alanına nüfuz ederek toplumu baskı altına almıştı.
Dil, yalnızca duygularımızı ifade etmenin değil, onları inşa etmenin de bir yoludur. Kullandığımız sözcükler, yaşadığımız deneyimlerin nasıl algılandığını ve hissedildiğini doğrudan etkiler.
Bu yazı, Susan Anderson’ın The Journey from Abandonment to Healing adlı eserinden yola çıkarak terk edilmenin psikolojik etkilerini bağlanma kuramı, sinirbilimsel araştırmalar ve travma literatürü çerçevesinde ele almaktadır.