Çocukken Neyim Eksikti: Şema Terapi

Aynı konuya sahip önceki yazımda çok kısa da olsa Şema Terapi’den söz etmiştim. Şimdi görüyorum ki o yazının üzerinden iki yıl geçmiş ve artık “Şema Terapi” deyince daha fazla insanın aklında bir şeyler beliriyor. Durum buyken Psikoloji Ağı’nda da biraz daha bu terapi ekolünün özelliklerine yer verebiliriz diye düşündüm.

Şema Terapi’nin kurucusu Jeffrey Young; çocukken ihtiyaç duyduğumuz durumları 5 kategori altında incelemiş.

Bunlardan ilki; diğerlerine güvenli bağlanma ihtiyacımız. Güvenli anne karnından, kaotik bir dünyaya geldiğimizde burada da bizi kollayıp koruyan birileri olsun isteriz hatta istemenin ötesinde buna ihtiyaç duyarız. İşte, bakım verenimiz tarafından bu ihtiyacımız karşılanmadığında dünyanın güvenilmez bir yer olduğuna dair inançlarımız kuvvetlenir ve Terk Edilme, Güvensizlik, Duygusal Yoksunluk, Kusurluluk, Sosyal İzolasyon gibi çeşitli şemalar geliştirebiliriz.

Bir diğer ihtiyacımız ise gereksinimlerimizi ve duygularımızı ifade özgürlüğüdür. Dile getirdiğimiz bu gereksinim ve duygularımız bakım verenimiz tarafından anlaşılır ve karşılanırsa ne ala! Yok eğer karşılanmazsa yine çeşitli şemalar geliştirmemiz kuvvetle muhtemeldir. Bu şemalar da Boyun Eğicilik, Kendini Feda ve Onay Arama şeklindedir.

Diğer bir çocukluk çağı ihtiyacımız ise kendiliğindenlik ve oyundur. Hatta Şema Terapinin yetişkinlerdeki hedefi olan Sağlıklı Yetişkin modda dahi bir miktar oyun ihtiyacı vardır. Bu nedenle bu ihtiyaç bakım verenler tarafından es geçilmemeli aksine önemsenmelidir. Bu ihtiyaç karşılanmadığında ise aşırı duyarlılık ve baskılanma hissedilir ve karşılığında Karamsarlık, Duygusal Ketlenme, Yüksek Standartlar ve Cezalandırıcılık gibi şemalar ortaya çıkabilir.

Dördüncü ihtiyaç; gerçekçi limitler ve öz denetimdir. Özellikle yeni nesil ebeveynlerin çok dikkat etmesi gereken bir husus olduğuna inanıyorum. Çocukken bile olsa her an her istediğimizin olamayacağı konusunda yaşımıza uygun bir şekilde eğitilmeli ve bu dünyanın yalnızca bize ait olmadığı konusunda bilgilendirilmeliyiz. Aksi takdirde zedelenmiş sınırlarla birlikte Haklılık ve Yetersiz Öz Denetim Şemaları ile uğraşmak durumunda kalabiliriz.

Young’un belirlediği son ihtiyaç kategorisi ise hareket özgürlüğü, yeterlilik ve olumlu kimlik algısıdır. Dünya nasıl hareket ediyorsa bizim de çocukken bu kocaman ve kaos dolu dünyanın üzerinde istediğimiz gibi hareket edebilmeye, yeterli olduğumuzu bilmeye ve sevilen bir kişilik olduğumuzu hissetmeye ihtiyacımız vardır. Bu ihtiyaç karşılanmadığı takdirde zedelenmiş bir otonomiye sahip olmamız mümkündür. Bununla birlikte Bağımlılık, Dayanıksızlılık, Başarısızlık, Yapışıklık/Gelişmemiş Benlik Şemalarına sahip olmamız beklenebilir.

Unutmamamız gereken önemli noktalardan biri, erken dönemde kazandığımız bu uyum bozan şemaları yalnızca çocukluk ihtiyaçlarımız karşılanmadığında değil, gereğinden fazla karşılandığında veya bakım verenlerimiz tarafından istismara uğradığımızda da edinebiliriz. Dolayısıyla bir bebek dünyaya geldiğinde özellikle ona bakım veren her kimse bu ihtiyaçları göz önünde tutmalı ve onlara önem vermelidir.

Ek Okuma:

Çocuk ve Ergenler için Şema Terapi – C. Loose, P. Graaf ve G. Zarbock

 

Kaynakça

Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. E. (2003). Schema therapy a practitioner’s guide. New York: The Gullford Press.

Farrell, J. M., Reiss, N., & Shaw, I. A. (2014). The Schema Therapy Clinican’s Guide. West Sussex: John Wiley & Sons, Ltd.

 

*Bu yazı Psikoloji Ağı editörleri tarafından Psikoloji Ağı Yayın İlkelerine göre düzenlemiştir.


Yeditepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu, İstanbul Şehir Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans öğrencisi, Yeditepe Üniversitesi Psikoloji Bölüm Asistanı.

Bir yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir