Unorthodox Dizi İncelemesi

2020 yılı diziler açısından oldukça verimli bir yıl oldu. Ben de 2020’nin başlarında Netflix’in yayınladığı ve oldukça ilgi gören bir diziyi iki farklı aile kuramı üzerinden inceleyeceğim. Bunun için konunun en temel kısımlarına inip ailenin tanımlarına bakmanın oldukça uygun olacağını düşünüyorum. Aile Aile, toplumsal ilişkilerin merkezinde bulunur ve yaşamımızın ilk anlarından itibaren bizi daha geniş...

2020 yılı diziler açısından oldukça verimli bir yıl oldu. Ben de 2020’nin başlarında Netflix’in yayınladığı ve oldukça ilgi gören bir diziyi iki farklı aile kuramı üzerinden inceleyeceğim. Bunun için konunun en temel kısımlarına inip ailenin tanımlarına bakmanın oldukça uygun olacağını düşünüyorum.

Aile

Aile, toplumsal ilişkilerin merkezinde bulunur ve yaşamımızın ilk anlarından itibaren bizi daha geniş ilişkilere hazırlayan bir sistemdir. “Aile ” kavramıyla ilgili en yaygın kabul gören tanım ise şudur: “Yakın olan başka biriyle yaşayan ve bir mekânı paylaşan, iki veya daha fazla bireyleri içeren, bazı duygusal bağların kurulduğu, birbiriyle ilgili sosyal durumlar, roller ve görevlerin üstlenildiği, sevgi, ait olma duygularının paylaşıldığı bir sistem” (Allender J.A., Spradley B.W., 2005; akt. Hallaç ve Öz, 2014). Aile sağlığı, aile işlevlerinin nasıl daha iyi olabileceğine yöneliktir (Hallaç ve Öz, 2014). Diğer yaşayan organizmalar gibi aile de bir sistemdir ve en zayıf üyesi kadar güçlüdür.

Aile bireylerinin birinde dahi oluşacak farklılık tüm aile sistemini etkiler. Aile sisteminde oluşan farklılık ise toplumu etkiler. Aile danışmanlığının kökleri 20. yüz yıla dayanan yeni bir yaklaşımdır. Aile terapisi uygulanmadan önce psikiyatrlar, aile ortamından uzaklaştırmak adına problem yaşayan bu kişilere klinikte yatılı tedavi uyguluyorlardı. Fakat kişiler bir süre sonra aile ortamına geri döndükleri için sorunlar tekrar artma eğilimi gösteriyorlardı (Özburun, 2018). Aile terapisi ise, bireysel olarak terapi alan bireylerin ailelerinin yapısında iyileşmelerin oluştuğunun fark edilmesiyle ortaya çıkan bir psikoterapi şeklidir.

Sistemik Aile Terapisi

Sistemik aile terapisi grup içerisindeki kişilerarası ilişkilere odaklanarak, tek tek bireyleri incelemekten ziyade; grupta yer alan bireylerin birbirleri ile olan iletişime odaklanır. Bireylerin sorun olarak tanımladıkları psikolojik semptomlara çözüm üretmeyi amaçlar ve evrensel geçerliliği olan bir modeldir (Mert, 2014). Bateson (akt. Mert, 2014)’a göre, ”patoloji bireyde değil, sistemde, sistemdeki öğelerin arasındaki ilişki kalıplarındadır.” Sistemik aile terapisi, psikodinamik yaklaşımlarla sistem yaklaşımları arasında bir köprüdür. Eğer birey, psikolojik sıkıntılar içerisinde ise sistemik aile terapisi çalışan terapistler, kişinin içerisinde bulunduğu ilişkileri ona en iyi yardım edebilecek şekilde geliştirme ve düzenleme eğilimindedirler. Kişinin kurduğu ilişkilerin yanı sıra kuşaklararası aktarılan davranışlar ve ilişki örüntüleri bu yaklaşımın odak noktalarındandır (Cemgil, 2020).

Bu yaklaşımın temel kavramları arasında farklılaşma, emosyonel sistem, kuşak geçişli süreç, emosyonel üçgen, çekirdek aile süreçleri, emosyonel kopma, kardeş pozisyonları, sosyal regresyon yer alır.

Psikodinamik Aile Terapisi

Psikodinamik aile terapisi, aileyi analitik olarak ele alır ve ailedeki sorunun ilk çocukluk döneminde yaşanan deneyimlerle ilgili olduğunu kabul eder (Mert, 2014). Bu yaklaşımda amaç, aile bireylerini bilinçdışında yer alan çatışmaları açığa çıkararak birbirleriyle bir bütün olarak etkileşimde bulunmalarına yardım etmektir (Mert, 2014). Aile üyelerinin bilinçdışının engellerinden kurtararak bir bütün olarak iletişimde bulunmalarını sağamaya çalışır (Meriç).

Bu yaklaşımın temel kavramları arasında transferans, rüya analizi, yüzleştirme, güce odaklama, yaşam hikayesi, nesne ilişkileri yer alır.

Sistemdeki parçalardan birinin değişmesi sistemin temelini etkiler. Burada bireyin içinde bulunduğu aileden farklılaşmasının önemini vurgulanır(Bowen, b.t.; akt. Önal,2020). Tedavinin amaçları arasında üçgenleşmenin önlenmesi (üçgenlerin olması kontrol edilemeyen stres ve kaygının göstergesidir) ve kuşaklararası örüntülere son vermek bulunur. Genogramlar bu yaklaşımın öne çıkan teknikleri arasındadır.

Her iki perspektiften bakarak bu yazıda “unorthodox” dizisi analiz edilecektir.

DİKKAT! Yazının devamı spoiler içerir.

Dizinin Konusu

Alman-Amerikan drama dizisi olan “Unorthodox”, Deborah Feldman’ınUnorthodox: Hasidik Köklerimizin Skandal Rejeksiyonu” adlı otobiyografik kitabından esinlenmiştir. Maria Schrader’in yönetmenliğinde dört bölümlük mini bir dizi olarak çekilmiştir ve 2020 yılında yayımlanmıştır.

Dizi mutsuz bir evlilik yaşayan 19 yaşındaki bir kadının muhafazakâr Ortodoks topluluğundan kaçarak Berlin’e, -annesinin yanına- daha özgür bir yaşam sürmeye gitmesiyle başlar. Dizi’nin başrolü Esty’nin kaçtığı yer olan New York, Williamsburg katı muhafazakâr Yahudi nüfusunun çoğunluk olarak yaşadığı bir bölgedir. İçerisinde çok sayıda etnik grup bulunduran bu bölge “New York’un Berlin’i” olarak adlandırılmaktadır. Bu bölgede aynı zamanda sosyal normlar dini kurallara göre düzenlenmiştir.

Bulgular

Esty üç yaşındayken annesi tarafından terk edilmiştir. Annesinin onu terk etmesinden itibaren babaannesi ve halası tarafından yetiştirilmiştir.  

Esty’nin aile genogramını yapacak olursak;

Esty’nin aile genogramı, Etsy Shapiro sol altta konumlandırılmıştır.

Uzaklaşma

Esty, İkinci Dünya Savaşı travmasını yaşayan bir cemaate mensuptur. Tıpkı annesi gibi bu cemaatin aşırı muhafazakâr tutumuna katlanamayıp, yeni bir hayat için Berlin’e gider. Aile Sistemleri Teorisine göre; ailede gerilim/ baskı arttığında kişiler 4 farklı tepki verme eğilimindedir: “Birbirinden uzaklaşma, birbiriyle çatışmaya girme, kendi işlevlerinden feda etme, ortak bir ilgi alanına yönelme(Önal, 2020). Esty dizi boyunca yeni ilişkiler kurarken söylediği ilk cümle “Ben diğerleri gibi değilim, biraz farklıyım.” sözünün de bize açıkça ifade ettiği gibi Esty bunu erken yaşlarında fark ediyor ve kaçmaya karar veriyor. Bu aile sistemleri teorisinde çekirdek aile süreçleri (birbirinden uzaklaşma) kavramına denk gelmektedir.

Birbirinden uzaklaşma kavramı, eşlerin birbirlerinin emosyonel tepkiselliklerinden kaçmak için kullandıkları bir yöntemdir. Emosyonel mesafe, kişilerin birliktelik ihtiyaçlarını başka yerlerde gidermeye çalışmalarına yol açar. Bu terapötik ilişki ya da mesleki başarılar olabilir. Esty, Yanky’den uzaklaşarak Berlin’de sanat eğitimi almaya karar veriyor. Yanky ile evliyken karşılanmayan emosyonel ihtiyaçlarını mesleki diye nitelendirebileceğimiz başarılar elde ederek gidermeye çalışıyor.

Füzyon

Esty’nin kaçtığını öğrenen aile üyelerinin verdiği tepkiler, Yanky’nin verdiği tepkilerden daha baskın. Yanky, Esty’nin kaçmasını neredeyse olağan karşılayan bir tavırla “Mutlu değildi.” diyerek yanıt verirken Yanky’nin annesi “O kız zaten sana layık değildi. Bir yıldır evliler bebekleri olmadı.” şeklinde karşılıyor. Burada bir füzyondan bahsedilebilir. Aile içi sınırlar ortadan kalkmış ve iç içe geçme söz konusu. Aşırı füzyon olan ailelerde ilişkinin bütünlüğünü ve kişilerin işlevselliğini korumak neredeyse imkânsızlaşır.

İlgini çekebilir:  Televizyon Dizilerinin Günlük Yaşamımıza Etkisi-1
Kuşak Geçişli Süreç

Dizi boyunca aile sistemleri teorisine ait olan “kuşak geçişli süreç” kavramına sıklıkla rastlıyoruz. Kuşak geçişli süreç, her kuşağın sonraki kuşağa; ebeveynlerden çocuklara aktarılan emosyonel tepkilerdir ve sürekli devam eder. Esty’nin içerisinde bulunduğu komün olan “Satmar” kabilesi, ikinci dünya savaşında fiziksel olarak travmayı yaşamış veya travmayı yaşayanların çocukları olan kişilerin mensup oldukları bir kabiledir. Dizi boyunca tüm aile üyelerinde bu travmanın etkilerini görmek mümkün. Esty’nin hamile olduğunu öğrendikten sonra “Kaybettiğimiz altı milyon için doğuruyoruz” demesi, Moise ile yüzleşmesinde, Moise’nin onu soykırımın merkezi olan Berlin’de yaşamayı tercih etmesinden dolayı suçlaması gibi sahnelerde bununla karşılaşabiliyoruz. 

Nesne İlişkileri Kuramı

Esty henüz üç yaşındayken annesi ile bağları kopmuş. Babası ise Esty ile güvenli ve cesaretlendirici bir bağ kuramamış durumda. Burada psikodinamik aile terapisi kavramlarından olan Nesne İlişkileri Kuramına atıf yapmak mümkün. Yaşamımızın ilk yıllarında bize yakın olanlarla kurduğumuz ilişkilere nesne ilişkileri deriz. Bu ilk nesneler çocuğun ruhsallığınca çok etkilidirler. İçselleştirdiğimiz anne babalar vardır ve bu bizim üst benliğimizi oluşturur. Eğer olumlu, güvenli ve cesaretlendirici ilişkiler kurabildiysek buna iyi içselleştirilmiş nesneler deriz. Bu iyi içselleştirilmiş nesneler bizim kendimize ve çevremize karşı kabul edici ve güvenli duygularımız üzerinde etkilidir. Esty’nin sık sık “Ben diğerleri gibi değilim biraz farklıyım.” demesi ve bu yüzden kendini suçlamasını iyi içselleştirilmemiş nesnelere örnek gösterebiliriz.

Anal Dönem

Dizide Esty’nin annesi tarafından terk edildiğini söylediği üç yaş, psikoseksüel gelişim kuramında anal döneme denk gelmektedir. Bu dönemde çocuk kendi benliğini çevresinden farklı olarak algılamaya başlar, bağımsızlık isteme gibi yapılar gelişmeye başlar. Ambivalans duygular yoğundur. Dönemde görülebilecek sorunlar; ailenin yanlış duygu ve düşüncelerinden dolayı anal kişilik özellikleri oluşmasına neden olabilir. Dizide Esty’nin aşırı tutucu bir konumda olduğunu görebiliyoruz. Bu dönemde annesinin onu terk etmesi, babasının ilgilenmemesi ve benzeri sıralanabilecek diğer durumlardan dolayı anal kişilik özellikleri geliştiği söylenebilir.

Vajinusmus

Esty’nin evliliği için babaannesinin “Evliliğin yeni bir hayatın başlangıcı olacak,” dediğine şahit oluyoruz. Burada ve dizinin pek çok sahnesinde açık bir şekilde evliliğin kutsallaştırmış bir nesne olarak işlendiğini görüyoruz. İkinci bölümün ilk dakikalarında bir kadının, “ailenin kuralları ve iyi eş olmayı” bir ders gibi Esty’e anlattığını görüyoruz. Dizide “Karı-koca arasındaki cinsel ilişki kutsaldır” , “Aile her şeydir” , “Öyle bir olmalısın ki… yatakta kendini kral gibi hissetmeli” gibi cinselliğin ve çocuk doğurmanın kutsallaştırıldığı, kadının bir işlevinin erkekleri tatmin etmesi gerektiği gibi baskıların fazla olması nedeniyle bilinçdışı bir akışla Esty’nin vajinusmus yaşadığını görüyoruz. Vajinusmus, cinsel ilişki esnasında cinsel ağrı bozukluğu yaşanmasıdır. Esty, Yanky’e “Bütün ailen bizime birlikte yatakta” diyerek üzerinde hissettiği baskıyı ve kaygıyı oldukça açık bir şekilde ifade ediyor.

Artık son bölüme geldiğimizde Yanky ve Esty ilk kez aralarına başka bir aile üyesi girmeden, ilişkileri hakkında konuştuğunu görüyoruz. Birbirlerinin düşünceleriyle yüzleşiyorlar. Bu yüzleşmeyle birlikte Esty’de oluşan psikolojik rahatlığı mimiklerinde gözlemleyebiliyoruz. Esty, Yanky ile yüzleştikten sonra Berlin’e ilk geldiğinde gittiği kafeye tekrar gidiyor. Bu, eski haliyle yüzleşmesi ve vedalaşması olarak yorumlanabilir. Son sahnelere yaklaştıkça, Berlin’e gelirken hediye aldığı pusulayı görüyoruz. Esty, kendini anlatırken “Ben bile kendimi tanımıyorum.” dediği yolda, kendini tanımak üzere bir adım atıyor.

Esty’nin Berlin’de kurduğu ilişkileri inceleyecek olursak; tıpkı bir ailede olduğu gibi zaman zaman eleştirilen bunun yanında saf bir sevginin beslendiği, destekleyici ve cesaretlendirici bir ilişki kurduğunu görüyoruz. Esty’nin erken çocukluk döneminde kötü içselleştirilen, terk eden anne ve alkolik baba gibi nesne ilişkilerini yeni kurduğu iyi içselleştirilmiş ilişkilerle yeniden düzenliyor. Ailesi ona iyi davranmasa dahi arkadaşlarıyla kurduğu ilişkiler onun güvende hissetmesini sağlıyor.

Sonuç

Dizide karakterlerin ve mensup oldukları dinin özelliklerinde incelikli bir çalışma yapıldığını görebiliyoruz. Dizi aile terapisi kuramları üzerinden incelendiğinde bu kuramları örnekleyen pek çok davranışla rahatlıkla karşılaşılabilmektedir. “Making of Unorthodox” yapımı izlendiğinde her aşama için ne kadar detaylı araştırıldığı ve çalışıldığı görülmektedir.

Her iki yaklaşımda da ortak kavramlar ve benzer yönler bulunmaktadır. Kişilerin kurduğu ilişkilerin incelenmesi ve kuşaklararası geçiş kavramları ortak olan özellikler arasındadır. Dizideki yarı kurgusal yarı gerçek hikaye baz alındığında güçlü terapötik metaforlar kullanıldığını gözlemlemekteyiz. Unorthodox, işlevsel olmayan aile örüntülerini tanımak ve aile yapılarına yönelik iç görüleri gözlemleyebildiğimiz bir yapım.


KAYNAKÇA

  • Bridge, E.N. (2019). Revıew Of A Case Study In Lıght Of Bowen Theory: Dıfferentıatıon Of Self. Life Skills Journal of Psychology, 2019;3(5), 65-72
  • Hallaç, S., Öz,F. (2014). Aile Kavramına Kuramsal Bir Bakış. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar Current Approaches in Psychiatry 2014;6(2):142-153 doi:10.5455/cap.20130625102321
  • Önal, Y. (2020). Aile Danışmanlığı: Ders Notları.
  • Özburun, N. (2018). Derleme: Genel Sistem Teorisinden Etkilenen Aile Terapisi Modellerinin Karşılaştırılması. Türkiye Bütüncül Psikoterapi Dergisi Cilt 1(2018), Sayı 2, 172-188
  • Samancı, A. Y., Ekinci, G.(b.t.). Aile Terapisi. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Evlilik ve Sorunlarını Danışma ve Araştırma Merkezi, I. Nevroz Servisi.
  • Söylemez, Y.(Der.). (2020). Çift ve Aile Terapisi Temel konular ve Müdahale Yöntemleri. İstanbul, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.
  • Yılmaz Esencan, T., Rathfısch, G. (2017). Psikoseksüel Gelişim Kuramının Kadın Hastalıkları ve Doğum Hemşireliği Alanına Yansımaları. KASHED, 2017 3 (2):68-82

*Bu yazı Psikoloji Ağı editörlerinden Seda Soylu tarafından Psikoloji Ağı Yayın İlkelerine göre düzenlemiştir.


Psikolojik Danışmanlık Öğrencisi

Bir yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir