Psikolojik Savaş

Kullanılması bilinirse, psikolojinin tersanelerinde dünyanın en kudretli toplarından daha etkili silahlar vardır.”

Gustave Le Bon

Psikolojik savaş, savaşın kazanılması yahut kaybedilmesi durumunda; savaş sonrasında da bu etkiyi devam ettirmek, baskıyı düşmana hissettirmek, olası bir anlaşma ya da problem durumunda ipleri elinde tutma amacı barındıran, direkt olarak karşı tarafın mental durumuna etki etmek olarak tanımlanabilir.

Psikolojik savaş hedef olarak belirlenen kitlenin sevdiği ve sevmediği şeyler, inançları, güçlü ve güçsüz yönleri gibi bilgilerin tamamının öğrenilmesini gerektirir. Bu bilgileri elinde tutan ve nasıl kullanması gerektiğini bilen kişi veya kişiler, o topluma karşı bu materyalleri gerekli şekilde kullanarak zihinsel bir baskı uygulayabilir, moral ve motivasyonlarını düşürebilir, korkutabilir, manipüle edebilir, hatta şartlar aleyhinde dahi olsa zafer elde edebilir.

Psikolojik savaşta ilk ve en önemli hamle kendini ve düşmanını iyi tanımaktır. İkinci adım ise düşmana farklı yollarla baskı uygulamak, zihnen bir çöküntü veya eziklik duygusu yaşatmaya çalışmaktır (Tarhan, 2002).

İnsanlık var olduğu günden bu yana, savaşlar olduğu gibi bu savaşların gidişatını etkilemek, başarı kazanmak, toplumlara herhangi bir amaçla ruhsal bir etkileşimde bulunmak gibi amaçlar barındıran, kitlelerin direkt olarak ruh haline etki eden psikolojik savaş da vardır.

Moğollar, savaş yerine gitmeden önce geçtikleri yerlerde insanlar yoluyla bir propaganda yaratır, devasa bir ordu olduklarını, taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakmayacaklarını ifade eden sözler savurur ve bu şekilde daha savaş meydanına bile gitmeden düşmanı psikolojik olarak çökertirdi (Tarhan, 2002).

Aynı şekilde Büyük İskender, dünyanın büyük bir kısmını fethetmiş ve sürekli ilerlemeye devam etmiştir. Fethettiği topraklarda hakimiyet kurmak, o toprakları kaybetmemek için aldığı yerlere askerlerinin bir kısmını yerleştirerek ilerlemiştir. Bir süre sonra geçtiği yerlere o kadar çok asker bırakmıştır ki, en sonunda kendisiyle beraber olan ordunun askerlerinin sayısının çok az olduğunu fark etmiştir. İskender, kendilerini takip eden düşmandan kurtulabilmek için silahtarlarından 2-2.5 metrelik zırhlar yapmalarını istemiş ve sonrasında bu zırhları arkalarında bırakıp geri çekilmiştir. Kendilerini takip eden ordu, bu zırhlarla karşılaştığı zaman karşısında muazzam bir ordu olduğunu düşünmüş ve bu orduya karşı zafer kazanamayacağını düşünüp İskender’in ordusunu takip etmeyi bırakmıştır (Kınacı, 2005).

Psikolojik Savaşın Özellikleri

  • Tarih boyunca var olan psikolojik savaş bugün bile toplumlar, ülkeler ve kişiler için büyük bir güçtür. Ülkeler ve toplumlar için belli askeri ve siyasi amaçlar doğrultusunda kullanılmakta ve ciddi etkiler yaratabilmektedir.
  • Savaş sırasında doğru şekilde koordine edilen psikolojik savaş unsurları, birliklerin harp gücüne olumlu etki eder.
  • Psikolojik savaş, toplulukların duygu ve düşüncelerine etki ederek, onların milli amaçlarına ortak olmalarını ve desteklemelerini sağlar.
  • Geçmiş çağlarda, birebir iletişimde dahi kişilerin kendi düşünce ve isteklerini karşısındakilere empoze etmek amacıyla o kişiye zihinsel bir baskı uyguladığı, duygu ve düşüncelerini, zayıf yönlerini, inançlarını kullandığı bilinmektedir (Kınacı, 2005).

 

Psikolojik Savaşın Amacı

  • Dost/düşman birliklere, ulusal hedeflere ulaşma amaçlı davranış, düşünce ve duygular yansıtmak, kendi tarafına kitle çekmek, karşı tarafın dirayetini zayıflatmak, ruhsal durumlarına etki edip zihinsel çöküntü yaşatmak, askeri hedeflere ulaşmayı kolaylaştırmak.
  • İktidarına, milletine ve kolluk kuvvetlerine karşı yapılan provokatör hamlelerin kaynağını tespit etmek, buna karşı propaganda hamleleri üzerinde çalışmak ve hayata geçirmek (Kınacı, 2005).

 

Kaynakça

Tarhan, N. (2002). Psikolojik Savaş: Gri Propaganda. Timaş Yayını, İstanbul.

Kınacı, S. (2005). Psikolojik savaşın görsel medyada uygulanması.


*Bu yazı Psikoloji Ağı editörleri tarafından Psikoloji Ağı Yayın İlkelerine göre düzenlemiştir.

Bir yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir