Karanlık Üçlü: Narsisizm, Psikopati ve Makyavelizm

Karanlık Üçlü'de manipülasyon, yalancılık, çıkarları doğrultusunda diğerlerini kullanma, güç arzusu, yıkıcı davranışlar ortak olarak görülmektedir.  Bu özellikleri nedeniyle de bu kişiler çoğu zaman başarılı kişiler olarak karşımıza çıkmaktadırlar.

Narsisizm ve Psikopati‘yi genellikle kişilik bozukluklarıyla ilişkilendiririz ve toplumda görülme sıklığını oldukça düşük olarak algılarız. Ancak günlük hayatta bu özellikleri nispeten daha az gösteren birçok insanla beraber yaşamaktayız. Bunların bir kısmı ise üst düzey, başarılı yöneticiler, liderler ve iş insanları olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kişiler günlük hayatlarını oldukça iyi devam ettirebilir. Antisosyal davranışlar gösterseler bile ceza almadan yaşamlarını sürdürebilirler. Diğer insanlara karşı manipülasyon yapmalarına ve empati göstermemelerine rağmen kalabalık arkadaş grubuna sahip olabilirler. Yine de bu kişiler narsisistik kişilik bozukluğu ve antisosyal kişilik bozukluğu tanı kriterlerini karşılamazlar. Ancak narsisistik ve antisosyal kişilik özellikleri gösterirler.

Makyavelizim kavramı ise bir kişilik bozukluğunu tanımlamamaktadır. İtalyan politikacı Niccolo Machiavelli’nin ‘’Prenslikler Hakkında’’ adlı kitabından esinlenilerek ortaya çıkmıştır. Kitapta, ‘’Amaca ulaşmak için her yol mübahtır.’’ düşüncesi hakimdir. Kitaba göre iktidar sahipleri gerektiğinde yalan ve aldatmaya başvurabilirler. Kitapta bu durumun oldukça doğal ve aslında yapılması gereken bir şey olduğu açıklanmaktadır. Bu üç kavrama baktığımızda üçü de tam bir kişilik bozukluğunu veya patolojiyi karşılamamaktadır. Aynı zamanda da sosyal olarak istenmeyen davranışların görüldüğü örüntüler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada da kişiliğin karanlık yönünü temsil eden bu üç bileşen ‘’Karanlık Üçlü’’ (Dark Triad) olarak adlandırılmaya başlıyor (Paulhus ve Williams, 2002). Bu üçlünün ortak özellikleri; yüzeysel ilişkiler, benmerkezcilik, uyumsuz ve kötü sosyal davranışlar, manipülasyon ve hiledir (Paulhus ve Williams, 2002).

Narsisizm

Narsisizm, kişinin kendine karşı abartılı bir şekilde hayranlık duyması ve kendisine sevgi beslemesi olarak tanımlanabilir. Narsisizm’de kişiler diğerleriyle yakın ve içten ilişkiler kurmak yerine onların beğeni ve ilgilerini kazanmaya çalışır. Bu nedenle etraflarına çekici gözükmeyi amaçlarlar. Bu kişilerde empati eksikliği, manipülasyon, kayıtsızlık, benmerkezcilik, hak görme ve üstünlük gibi kavramlar hakimdir. Ayrıca güç elde etmek için sıklıkla yalana başvururlar (Sedikides ve Gregg, 2008).

Kısaca narsisistik kişiler, kendilerini olmadıkları derecede iyi göstererek aslında var olmayan şişirilmiş bir benlik oluştururlar. Bu sayede de kendilerinde eksik olan bir takım özellikleri ve psikolojik eksiklikleri telafi etmeye çalışırlar. Bu nedenle narsisistik kişiler kendilerini övme, diğerlerini ise eleştirerek aşağılama eğilimindedirler. Diğerlerinin kendisine karşı ilgi ve hayranlık duyması narsisistik kişiler için çok önemlidir. Bu nedenle güçlü ve başarılı olmak isterler. Bunu elde etmek için de başkalarını kullanmaktan çekinmezler.

İlgini çekebilir: Narsisizm ve Gaslighting

Makyavelizm

Makyavelizm’e sahip olan birey çıkarları için yalan söyler ve başarı için manipülasyana başvurur. Etik değerleri önemsemez ve güçlü insanlara karşı yakın davranıp onları kayırır. Yağcılık yaptıkları için çıkarına ters düşse bile güç sahibi kişilerle çatışmaz. Pasif-agresif özellikler gösteren bir kişilik yapısıdır. Makyavelistler aynı zamanda kuşkucu ve şüphecidir. Diğerleriyle bilgi paylaşmayı istemezler çünkü daha sonra kendilerine karşı bu bilgilerin kullanılabileceğini düşünürler. Makyavelistler de kendi çıkarları için sıklıkla manipülasyona başvururlar (Kessler ve ark., 2010). Makyavelizm, normal kişilikte belli derecede bulunabilen bir kişilik özelliğidir. Ancak kişilik bozukluklarıyla da yakından ilişkili olabilmektedir. Araştırmalarda makyavelizmin, narsisizm ve psikopati ile yakından ilişkili olduğu görülmektedir (Paulhus ve Williams, 2002).

İlgini çekebilir:  Kaygının Öz’ü

Psikopati

Psikopati‘nin özellikleri de diğerlerine benzer şekilde bencillik, empati eksikliği, duygusal yüzeysellik, yalancılık, sömürme ve manipülasyondur(Cleckley, 1976). Bunun yanı sıra psikopatide bir takım saldırgan davranışlar, suç işlemeye yatkınlık da gözlemlenmektedir. Ayrıca daha sonrasında pişmanlık hissetmeme durumu da görülebilmektedir (Elwood vd., 2004). Psikopatların özelliklerine baktığımızda ise toplumun her kesiminde bu kişilerle sıklıkla karşılaşmış olabileceğimiz de öngörülebilir. Psikopatların birçoğu cezaevlerinde bulunur. Ancak bir kısmı da suç işlemelerine rağmen cazibe, güç ve yasal boşlukları kullanarak ceza almayabilirler. Bu kişilerin konuşma ve etkileme becerileri oldukça yüksektir ve genellikle kendilerini iyi gösterme eğilimindedirler. Çoğunlukla abartılı, gerçek dışı hikayeler anlatabilirler ve sözel becerileri sayesinde diğerlerini ikna edebilirler (Hare, 1994).

Psikopati‘de de narsisistik bir örüntü saklıdır. Bu kişiler kendilerini abartılı bir şekilde önemli görürler. Kendilerini dünyanın merkezinde zannederler. Tehlikeli davranışlar veya diğerlerine zarar veren davranışlarından sonra suçluluk ve pişmanlık hissetmezler. Genellikle de bu davranışlarıyla ilgili bir mazeretleri ve kendilerince açıklayıcı bir sebepleri vardır. Yine çoğu durumda yalan söylemeye başvururlar. Bu yalanların devamında da suçluluk duymaz aksine diğerlerini yalanlarına inandırdıkları için kendileriyle övünürler (Hare, 1994).

Sonuç

Tekrardan ele alacak olursak; karanlık üçlü özelliklerine baktığımızda Narsisizm, Makyavelizm ve Psikopati kavramlarının birbirine oldukça benzer özellikleri olduğunu görüyoruz. Karanlık Üçlü’de manipülasyon, yalancılık, çıkarları doğrultusunda diğerlerini kullanma, güç arzusu, yıkıcı davranışlar ortak olarak görülmektedir.  Bu özellikleri nedeniyle de bu kişiler çoğu zaman başarılı kişiler olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Manipülasyonları ve yalan söyleme becerileriyle iş yaşamlarında üst mevkilere kolaylıkla yükselebilirler. Sözel kabiliyetleri sayesinde kitleleri kolaylıkla etkileyebilirler. Saldırgan davranışlarda bulunduklarında ya da suç işlediklerinde bile bu durumdan kolaylıkla sıyrılabildiklerinden kariyerlerine devam edebilirler. Daha da önemlisi bu kavramlar birer kişilik bozukluğu olarak tanımlanmamaktadır. Bununla birlikte toplumda ve normal kişilikte de farklı derecelerde bulunabilmektedirler. Bu nedenle de bu örüntüye sahip kişilerle günlük hayatta sıklıkla karşılaşabilmekteyiz.

Kaynakça

  • Cleckley, H. M. (1976). The mask of sanity (5th ed.). MO: Mosby.
  • Elwood, C. E., Poythress, N. G., & Douglas, K. S. (2004). Evaluation of the Hare P-SCAN in a non-clinical population. Personality and Individual Differences36(4), 833-843.
  • Hare, R.D. (1994). Predators: The disturbing World of the psychopaths among us. Psychology Today, 27(1), 54-63.
  • Kessler, S.R., Bandelli, A.C., Spector, P.E., Borman, W.C., Nelson, C.E., ve Penney, L.M. (2010). Reexamining Machiavelli: A three dimensional model of Machiavellianism in the workplace. Journal of Applied Social Psychology, 40, 1868–1896. https://doi.org/10.1111/j.1559-1816.2010.00643.x
  • Paulhus, D. L., & Williams, K. M. (2002). The Dark Triad of personality: Narcissism, Machiavellianism, and Psychopathy. Journal of Research in Personality, 36, 556-563.
  • Sedikides, C., & Gregg, A. P. (2008). Self-enhancement: Food for thought. Perspectives on Psychological Science, 3(2), 102–116.

*Bu yazı Psikoloji Ağı editörlerinden Oğulcan Veli Öztürkmen tarafından Psikoloji Ağı Yayın İlkelerine göre düzenlemiştir.

Bir yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir