Hiperseksüel Bozukluk? Kompulsif Cinsel Davranış? Seks Bağımlılığı?

Cinsellik söz konusu olduğunda insanlar arasında farklılıklar söz konusu olabilir. Bu farklılıklar cinsel davranışın sıklığı, cinsel fantazilerin çeşitliliği, cinsel davranıştaki tercih ve zevkler ile ilgili olabilir.

Cinsellik bizim yaşadığımız coğrafyada henüz yeni yeni konuşulabilen bir şey olsa da size bir sır vereyim; cinsel dürtüler, düşünceler ve davranışlar oldukça doğal şeyler ve pek de yaygınlar. Peki bu cinsel dürtü, düşünce ve davranışlar neleri kapsıyor? Seks yapmak doğal, peki mastürbasyon? Mastürbasyon da gayet doğal bir cinsel davranış ve hatta doğada insan dışındaki diğer bazı memelilerde de vardır. Cinsellik söz konusu olduğunda insanlar arasında farklılıklar söz konusu olabilir. Bu farklılıklar cinsel davranışın sıklığı, cinsel fantazilerin çeşitliliği, cinsel davranıştaki tercih ve zevkler ile ilgili olabilir. Ve insanla ilgili olan her şey gibi cinsellikle ilgili de sorunlar yaşanabilir. Mesela “kaygı” insan hayatı için oldukça işlevsel ve gerekli olsa da, “kaygı bozuklukları”ndan söz edebiliyoruz.

Bu yazımda ise bir bağımlılık çerçevesinden değerlendirilebilecek ve birçok farklı ismi olan “seks bağımlılığı“ndan bahsedeceğim. Seks bağımlılığı toplumda çok daha yaygın olarak bilinse de, damgalayıcı yönü ve kapsayıcılığının az olması nedeniyle yazının devamında literatür bağlamında hiperseksüel bozukluk veya kompulsif cinsel davranış (KCD) terimlerini kullanacağım.

Kompulsif Cinsel Davranış Nedir?

Kompulsif cinsel davranış ya da hiperseksüel bozukluk, tekrarlayan aşırı cinsel düşünce, dürtü, davranış ve bunlarla aşırı meşguliyeti ve kişinin bu dürtü, düşünce ve davranışlara engel olamaması ile karakterize bir bozukluktur. Ayrıca hiperseksüel bozukluk, birden fazla partnerle kompulsif cinsel eylemleri, elde edilemez olarak kabul edilebilecek bir partnere sürekli bağlılığı, kompulsif mastürbasyon, pornografinin kompulsif kullanımını ve rızaya dayalı bir ilişki dahilinde kompulsif seks ve cinsel eylemleri içerir (Derbyshire ve Grant 2015).

Kompulsif cinsel davranış ile ilgili bir diğer tanımlama ise kompulsif cinsel davranışın, yaşamın bir ya da daha fazla alanında öznel sıkıntı veya işlev bozukluğuna yol açan, uygunsuz veya aşırı cinsel bilişler/davranışlar ile şekillendiğini belirtir (Kuzma ve Black 2008).

Kompulsif Cinsel Davranışın Klinik Görünümü

KCD genellikle ergenlik döneminde başlar, bozukluğun seyri dönemsel ya da uzun dönemli olabilir (Kuzma ve Black 2008). KCD, tedavi edilmediği sürece daha yoğun ilerleyen çok aşamalı bir hastalık olarak tanımlanabilir.

Christenson ve arkadaşlarına göre (1994), KCD, tekrarlanan cinsel fanteziler, tekrarlanan cinsel dürtüler ve tekrarlanan cinsel davranışlar ile seyreder. En çok gözlenen kompulsif cinsel davranışlarda ise ilk sırada mastürbasyon (%17-75), takip eden sırada kompulsif pornografi kullanımı (%48,7-54), gelişigüzel kompulsif seyir ve çoklu ilişkiler (%22-76) bulunur (Derbyshire ve Grant 2015).

Başka bir araştırmada katılımcılar arasında en yaygın olan iki KCD alt tipi kompulsif seyir/çoklu ilişkiler ve kompulsif mastürbasyondur. Telefonda seks veya internette seksle ilgili sitelerin aşırı kullanımı, çoklu aşk ilişkileri ve bir ilişkideyken aşırı cinsel davranış, en sık görülen iki davranış türü ile birlikte bildirilen davranışlardan olmuştur (Raymond, Coleman, ve Miner 2003).

Kinsey ve arkadaşları (1948) aşırı cinsel davranış için, bir hafta boyunca herhangi bir yöntemle ulaşılan orgazm sayısını kıstas olarak belirledi. Elde ettikleri verilere göre, 30 yaşına kadar olan erkeklerin %7,6’sı, en az 5 yıllık bir süreç boyunca, haftada 7 defa veya daha fazla orgazm deneyimlemektedir ve bunun için başvurdukları ilk yöntem ise mastürbasyondur (Kuzma ve Black 2008). Bu araştırmaların sonucunda Kafka (1997), ardışık 6 ay boyunca, haftada 7 veya daha fazla orgazm gözlenmesini hiperseksüel davranışı tanımlamak için kullanabileceğini öne sürdü (Kuzma ve Black 2008).

Kompulsif Cinsel Davranışın Tanı Kriterleri

Kompulsif Cinsel Davranış tanısı şu an DSM-5’te bulunmuyor. Sınıflandırma, isimlendirme ve tanı kriterleri ile ilgili farklı görüşler var. Bunlara başka bir yazıda değinmeyi düşünüyorum.

Psikolog Patrick Carnes (1991) kompulsif cinsel bağımlılık için, 1.600’den fazla vaka hakkında birikmiş veriye dayanarak 10 tanı kriteri önermiştir.

Tanı alınabilmesi için, 12 aylık bir dönemde en az üç kriterin karşılanması ve bu davranışların önemli kişisel ve sosyal sonuçlarının olması gereklilikleri vardır.

Bu 10 kriter şu şekilde belirtilmiştir:

  • Belirli cinsel davranışlarda bulunma dürtülerine direnmede tekrarlayan başarısızlık (1)
  • Bu davranışlarla amaçlanandan daha fazla veya daha uzun süre sıklıkla meşgul olma (2)
  • Davranışları durdurmak, azaltmak veya kontrol etmek için ısrarcı arzu veya başarısız çabalar (3)
  • Seks elde etmek veya cinsel deneyimlerden kurtulmak için harcanan aşırı zaman (4)
  • Davranış veya hazırlık faaliyetleriyle meşgul olma (5)
  • Mesleki, akademik, ev içi veya sosyal yükümlülükleri yerine getirmesi beklendiğinde davranışa sık sık dahil olma (6)
  • Davranışın neden olduğu veya şiddetlendirdiği kalıcı veya tekrarlayan sosyal, finansal, psikolojik veya fiziksel bir soruna sahip olunmasına rağmen davranışın devam etmesi (7)
  • Aynı yoğunluk, sıklık veya risk düzeyinde devam eden davranışlarla istenen etkiyi veya azalmış etkiyi elde etmek için davranışların yoğunluğunu, sıklığını, sayısını veya riskini artırma ihtiyacı (8)
  • Davranış nedeniyle sosyal, mesleki veya eğlence faaliyetlerinden vazgeçmek veya sınırlamak (9)
  • Davranışlarda bulunamıyorsa sıkıntı, kaygı, huzursuzluk veya sinirlilik (10) (Rosenberg ve ark. 2014).
İlgini çekebilir:  Psikoloji Bölümü Ücretleri

Carnes’ın tanı kriterleri, DSM-5’teki madde bağımlılığı tanı kriterleri ile oldukça benzerlik göstermektedir.

Kafka da daha sonra (2010) hiperseksüel bozukluk için benzer tanı kriterleri önerdi. Bu kriterler farklı olarak on iki aylık değil, altı aylık bir süreç içindi. Önerdiği beş tanı kriterinin dördünün en az altı ay boyunca gözlemlenmesi ve belirtilerin herhangi bir madde kaynaklı olmaması gerekmektedir, tanı koyulacak kişi en az 18 yaşında olmalıdır. Carnes’ın kriterlerinden farklı olarak ”disforik ruh hali durumlarına (örneğin, anksiyete, depresyon, can sıkıntısı, sinirlilik) yanıt olarak cinsel fantezilere, dürtülere ve davranışlara tekrar tekrar dahil olmak” kriterini eklemiştir.

Kompulsif Cinsel Davranışın Tedavisi

Bazıları KCD’nin bağımlılık bakış açısıyla tedavi edilmesi gerektiğine inanırken, diğerleri cinsel bozukluklar veya dürtü kontrol bozuklukları kategorisine daha uygun olduğunu düşünmektedir (Derbyshire ve Grant 2015). Tedavide uygun bir yol belirleyebilmek için öncellikle kompulsif cinsel davranışa sebep olabilecek tıbbi durumları elimine etmek gerekir. Demans, Pick hastalığı, Kleine-Levin Sendromu aşırı cinselliğe yol açabilecek hastalıklardandır. Ayrıca cinsel dürtülerin artmasına sebep olabilecek ilaç ve maddelerin etkisinin de bulunmaması gerekir (Derbyshire ve Grant 2015).

Kompulsif cinsel davranışın tedavisi için uzman uygun görürse ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Araştırma çalışmalarda kullanılan ilaçların bazıları madde kullanım bozukluklarında kullanılan ilaçlardır. Ayrıca kumar oynama bozukluğu için kullanılan naltreksonun, KCD’ye sahip bireyler üzerinde kullanılmasının da etkili olduğunu söyleyebiliriz (Rosenberg ve ark. 2014).

Bir tedavi yöntemi olarak psikoterapi ile ilgili çok fazla çalışma olmasa da hastaların kompulsif cinsel davranışları için tetikleyicileri belirlemelerine ve daha iyi başa çıkma stratejileri geliştirmelerine yardımcı olabilecek ve nüksetmeyi önleyebilecek bir terapi yöntemi olarak bilişsel davranışçı terapi yöntemi etkili bir yöntem olabilir (Mick ve Hollander 2006). Grup terapileri veya çift terapileri; istekleri yönetme teknikleri, nüks önleme stratejileri ile ilgili  konularda faydalı olabilir, çatışmaları çözmek için de aile terapileri, daha derin nedenleri belirlemek için içgörü odaklı terapiler önemlidir (Rosenberg ve ark. 2014).

Yardım Arama

Pek çok psikolojik/psikiyatrik bozuklukta damgalama oldukça sık karşılaşılan bir durum ve bu da kişilerin yardım aramasını oldukça zorlaştırıyor. Hiperseksüel bozuklukla ilgili olarak ise damgalama korkusunun yanı sıra utanma duygusu da var olabiliyor. Bir uzmana danışmadan önce internette arama yapmak ise çok yaygın bir durum ama maalesef ki hiperseksüelite ile ilgili çok fazla bilgi kirliliği ve yanlış “önerilerbulunuyor.

İlk etapta çevresine danışan kişiler ise sorunlarının pek ciddiye alınmaması ile karşılabilir. Ancak hiperseksüel bozukluk veya kompulsif cinsel davranış kişinin hayatını ciddi derecede etkileyebilecek ve kişisel sıkıntıya yol açabilecek bir hale gelebilir ve bu durumdaki kişilerin tedavi arayışlarını geciktirmemeleri oldukça önemli.

Kaynakça

Derbyshire, Katherine L., ve Jon E. Grant. 2015. “Compulsive sexual behavior: A review of the literature”. Journal of Behavioral Addictions 4(2):37–43. doi: 10.1556/2006.4.2015.003.

Kuzma, John M., ve Donald W. Black. 2008. “Epidemiology, Prevalence, and Natural History of Compulsive Sexual Behavior”. Psychiatric Clinics of North America 31(4):603–11. doi: 10.1016/j.psc.2008.06.005.

Mick, Thomas M., ve Eric Hollander. 2006. “Impulsive-Compulsive Sexual Behavior”. CNS Spectrums 11(12):944–55.

Raymond, Nancy C., Eli Coleman, ve Michael H. Miner. 2003. “Psychiatric comorbidity and compulsive/impulsive traits in compulsive sexual behavior”. Comprehensive Psychiatry 44(5):370–80. doi: 10.1016/S0010-440X(03)00110-X.

Rosenberg, Kenneth Paul, Patrick Carnes, ve Suzanne O’connor. 2014. “Evaluation and treatment of sex addiction”. Journal of Sex and Marital Therapy 40(2):77–91. doi: 10.1080/0092623X.2012.701268.

*Bu yazı Psikoloji Ağı ekibinden Ezgi Büşra Akgöz tarafından Psikoloji Ağı Yayın İlkelerine göre düzenlemiştir.


Hacettepe'de psikoloji lisansımı bitirdim. Şu an Çukurova Üniversitesi'nde Bağımlılık alanında yüksek lisans eğitimime devam ediyorum. Editörlük yapıyorum ve yazı yazıyorum. Cinsel davranışlar, istismar, bağımlılık ilgi alanlarım.

Bir yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir