Kaygı, bedenin ve zihnin, gerçek ya da gerçek olmayan, tehdit ya da tehlike algısıyla oluşan bir durumudur. Bazen gözle görülür bir tehdit unsuru olduğunda ortaya çıkan kaygı, bazen de ortada gözle görülür bir tehlike olmadan tamamen algımız sonucu ortaya çıkabilir. Endişeli düşünceler kaygı oluşmasını tetiklerken kaygılanmak da endişeli düşüncelerin ortaya çıkmasına neden olur. Bu noktada da kaygı döngüsü oluşur.
“ Bu vapuru kaçırırsam beni belki cinnet basar Belki kanser olurum bu yıl sınıfta kalırsam Nöbette uyursam eğer kitaplarımı yakarlar Etimde şirpençe çıkar bu kızı alamazsam Bu işi bitiremezsem şehirden beni kovarlar.” İSMET ÖZEL Kaygı, beklenen ve gelecekte olabilecek bir problem hakkında endişe duymak olarak tanımlanır. Bunun aksi bir terim ise korkudur. Korku şu anki…