Freud’un histeri çalışmaları, bastırılmış ruhsal içeriklerin bedensel semptomlara dönüşebileceğini gösterirken; Paris Psikosomatik Okulu bu süreci düşünsel temsil kapasitesinin sınırlılığı üzerinden geliştirmiştir.
Emily Bronte’nin yazdığı Uğultulu Tepeler kitabı, yakın zamanda film adaptasyonuyla gündeme geldi. Kitapta ve filmde ana karakterler Heathcliff ve Cathy’nin kıskançlık ve intikamlarla dolu aşk hikayesini Freud’un psikanalitik teorisiyle, savunma mekanizmaları, id, ego ve süperego kavramlarıyla açıklayabiliriz.
Beklentiler hayatımızda önemli bir yer kaplar. Beklentiler bizi olumlu sonuçlara yönelik motive edebildiği gibi, yüksek ve gerçek dışı beklentiler gerçekleşmediğinde hayal kırıklığı, öfke, üzgünlük gibi duygular uyandırıp kendimiz hakkında kötü hissetmemize yol açabilir.
Donakalma, stresli ve tehdit algısı yaratan durumlarda ortaya çıkan son derece insani bir tepkidir; irade eksikliği değil, ego’nun kendini koruma mekanizmasıdır. Freud ve kuramcılar, bu durumu bastırma, ego felci ve geçmişte çözümlenememiş deneyimlerin bugüne taşınmasıyla açıklar.
Bu yazıda, FX’in başarılı dizisi The Bear’da yer alan Carmen Berzatto karakterini duygu odaklı terapi ekseninde mercek altına alıyoruz.
Yorgun şefimiz Carmen’in travmatik çocukluk yaşantılarını, abisinin ani kaybı karşısındaki yas sürecini ve olası başa çıkma/iyileşme yöntemlerini birlikte inceleyelim.
İçsel eleştirilerle baş etmekte zorlanıyor musunuz? Gabor Maté’nin geliştirdiği Şefkatli Sorgulama yaklaşımı, kişinin kendisiyle daha şefkatli ve iyileştirici bir ilişki kurmasına yardımcı oluyor.
Duygu Odaklı Terapi (DOT), depresyon, yeme bozuklukları, travma, kişilerarası problemler, evlilik sorunları ve anksiyete bozuklukları gibi pek çok alanda etkili olmaktadır (Greenberg, 2011).